“Türkiye En Güvendiğimiz Pazarlardan Biri”

Oracle’ın donanım tarafındaki üst düzey yöneticilerinden John Fowler, geçtiğimiz hafta Türkiye’ye geldi. Enterprise Next olarak John Fowler ile şirketin donanım ve bulut yatırımları hakkında keyifli bir sohbete imza attık.

Günümüzde işletmelerin buluta geçmesi ve dijital dönüşümü bünyesinde hayata geçirmesi gibi konular önem kazanmış durumda. Oracle ise geçtiğimiz Eylül ayında gerçekleştirilen OpenWorld etkinliğinde bulut konusuna olan hassasiyetini açıkladı. Öte yandan Sun Microsytems satın almasıyla birlikte Oracle; Oracle Systems birimiyle dünyanın en güçlü donanım şirketlerinden biri de oldu. İşte Sun Microsytems kökenli Oracle yöneticilerinden Oracle Systems Kıdemli Başkan Yardımcısı John Fowler ile bulutta donanımın önemini konuştuk.

Oracle’ın SaaS (Software as a Service) ve IaaS (Infrastructure as a Service) alanlarında yoğun olarak çalışan nadir kurumlar arasında yer aldığını belirten John Fowler, “Bu çerçeveden bakınca telekomünikasyon ve bankacılık alanında faaliyet gösteren tüm kurumlar için önemli ürünlerimiz olduğunu görüyoruz. Bu çerçevede Oracle Systems de oldukça önemli bir yer tutuyor. Tüm bu güçlü yazılımların koşabileceği güçlü ve stabil donanımları da Oracle Systems tarafında üretiyoruz. Bu da verimlilikle beraber müşterilerimiz için daha güvenli bir altyapının kurulmuş olması anlamına geliyor.  Bulut tarafında da aynı şeyleri söylemek mümkün. Donanımdan yazılıma tamamı Oracle ürünleriyle oluşturulmuş bir bulutu da bu alana yatırım yapacak şirketlerin tercih etmesi gayet doğal” dedi.

İşletmeler için cazibeli uçtan uca çözümler

Bilgi işlemden depolama kadar donanım teknolojilerinde çok hızlı bir değişim olmasa da genellikle performans artırımı üzerine geliştirmeler olduğuna dikkat çeken Fowler, bu konuda şunları söyledi:
“Donanım tarafında genelde ekonomik olarak işletmeleri rahatlatacak ürünler geliştirilse de az önce de belirttiğim üzere yazılım tarafındaki tecrübe ve başarımız donanım tarafında bizi hayli rahatlatıyor. Zira tek bir üreticiden gelen ürünler konusunda avantajımız var. Ben bu konuya genelde mobil dünyadan örnek veriyorum. Örneğin ben iPhone kullanıyorum siz ise Samsung. Üreticilerin tek amacı müşterilerinden gelen daha uzun pil ömrü, daha kompakt tasarım ve daha iyi kamera gibi taleplere yanıt vermek. Apple yazılımdan donanıma kadar ürününü kendisi geliştirirken Samsung işletim sistemi olarak Android kullanmayı tercih ediyor. Ancak yine de iki kurum dünya genelinde ciddi bir rekabetin içinde. Kurumsal bilişim pazarında da bununla ilgili bir durumdan söz edebiliriz ve biz de benzer bir durumdayız. Dileyen tüm işletmeler için uçtan uca ürünlerimizle hizmet verebiliyor böylece pazarda da bir adım öne çıkıyoruz.”

Güvenlik konusunun önümüzdeki dönemin önemli başlıkları arasında yer alacağını da belirten Fowler, “Bizim müşterilerimiz ve CIO’ların bugün bir numaralı gündem maddesi güvenlik. Özellikle telekomünikasyon ve bankacılık alanlarında faaliyet gösteriyorsanız tüm bilgilerinizin güvende olduğundan emin olmanız gerekiyor. Biz de Oracle olarak donanımdan yazılıma kadar bu alana çok ciddi bir yatırım yapıyoruz. Belki de önümüzdeki beş yılda konuştuğumuz en önemli başlık güvenlik olmaya devam edecek” şeklinde görüş belirtti.

“Veri merkezleri için flash en doğru depolama yatırımlarından biri”

Oracle, geçtiğimiz yıl Turkcell ile birlikte bulut tabanlı bir veri merkezi yatırımı yaptı. 2017 yılının ortalarında açılması planlanan veri merkezinde işletmelerin bulut çözümleri ile maliyetlerinin azaltılmasına, esneklik ve çevikliklerinin ise artmasına olanak sağlamak hedefleniyor. Ver merkezleri için depolamanın en önemli başlıklar arasında yer aldığını belirten John Fowler, “Veri merkezlerinden depolama konusunu hızla flash depolama sistemleri tarafına evriliyor. Bu alanda sürekli yeni teknolojiler geliştirilse de yüksek performans ihtiyacı olan uygulamalar için flash sistemler tercih ediliyor.  Veri merkezlerinde flash depolamanın tercih edilmesinin bir başka sebebi de güç tasarrufu sağlaması. Bizim üzerinden çalıştığımız bir sıkıştırma teknolojisi var. Bunun yeni güncellemesi de yayınlandı. Müşterilerimizin bulut üzerindeki terabaytlarca boyutlarda olabilecek değerli verisini hızlı ve güvenli bir yolla sıkıştırıp saklamasını da sağlıyoruz” dedi.

“Bulut bir sihir değil sadece bir araç”

İşletmelerin ve üreticilerin zaman zaman bulut konusuna farklı anlamlar yüklediğini ancak bunu doğru bulmadığını belirten John Fowler, “Bulutu alet çantamızdaki bir araç olarak görmemiz gerekiyor. İşletmeler de müşterilerinden gelen talepler doğrultusunda daha iyi hizmetler verebilmek adına dijital dönüşüm süreçlerinden bulutu bir araç olarak kullanmak zorunda. Teknolojiye en hızlı adapte olan bankalar için de farklı kurumlar için de bu gerçek geçerli. O yüzden bulutu olduğu gibi kullanarak işletmeye adapte etmek ancak farklı anlamlar yüklememek gerekiyor.”

Türkiye çok önemli bir pazar

Türkiye’yi çok enerjik ve teknolojiye hızlı adapte olabilen bir ülke olarak gördüğünü belirten John Fowler, sözlerini şu şekilde bitirdi:
“Özellikle İstanbul, baş döndürücü bir hızla gelişiyor. EMEA bölgesindeki diğer ülkelerle kıyasladığımızda yeni ürünlerimizin ilk demolarını İstanbul’da yapıyor ve satışlarını Türkiye’de gerçekleştiriyoruz ki bu gerçekten heyecan verici. Bölgede güçlü olmanız ve Avrupa’ya olan yakınlığınız da içinde önemli fırsatlar barındırıyor. Türkiye’deki müşterilerimizle çalışmaktan da son derece mutluyuz. Ayrıca EMEA ülkeleriyle Türkiye’yi kıyasladığımızda ise daha çok  her ülkenin kendine ait bir karakteri olduğunu görüyoruz. Bazıları yeni teknolojiyi yavaş yavaş sindirirken bazıları da çok hızlı adapte olabiliyor. Kamunun bu ülkelerde regülasyonlarla sektörü desteklemesi de bu hız da önemli olan bir etken.”

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?