Yapay zeka ajanlarının maliyeti ve erişilebilirliği, silolarda dokunulmadan duran bilgiler üzerinde veri madenciliği yapılmasını pratik hale getirerek şirketlerin yapılandırılmamış verilerden çok daha fazla bilgi elde etmesini sağlayacak.
Yazan: Couchbase CTO Gopi Duddi
Yapay zeka ajanları sürekli çalışarak verileri kullanılabilir bir biçimde toplayabileceğinden, Slack, e-posta ve dokümanlarda bulunan veriler artık atıl durumda kalmayacak. İletişim doğal dilde gerçekleşmeye başladıkça bunu işleyen sistemler önceden tanımlanmış bir şema olmadan çalışmayı öğrenecek. JSON’un insanlar tarafından okunması ve makineler tarafından yorumlanması kolay olduğundan önemi daha da artacak. Bu değişim, yapılandırılmamış verileri iyi bir şekilde işleyebilen ve bağlam açısından zengin platformları avantajlı kılıyor.
Programlama dili İngilizce olacak
İnsanlar, programlama dillerini öğrenmek yerine sistemlere talimat vermek için İngilizce kullanacaklar. Böylelikle programlama doğal konuşmaya doğru kayacak. Bu değişim, programlama dili öğrenme engelini ortadan kaldıracağı için görevleri otomatikleştirebilen ve küçük programlar oluşturabilen kişilerin sayısı artacak. Daha fazla kişi yapılandırılmamış biçimde bilgi ürettikçe, depolanması ve geri çağrılması gereken veri hacmi artış gösterecek. Geleneksel programcılar becerilerini geliştirme ve karmaşık sistemlerin yeniden yazmaya yönelirken yeni yaratıcılar basit konuşma komutlarına güvenecek. Sonuç olarak, veri platformlarının doğal girdileri depolaması ve giderek artan alan uzmanları nüfusunu desteklemesi gereken bir ortam ortaya çıkacak: Örnek olarak bir doktor teorik olarak kendi programını yazabilecek.
Güç tüketimi bir programlama metriği haline gelecek
Sistemler daha fazla kaynak yoğun hale geldikçe, güç kullanımı programcıların dikkate alması gereken önemli bir performans ölçütü haline gelecek. Geçmişte uygulamalar CPU ve belleğe odaklanıyordu, ancak artık bir programı çalıştırmanın maliyeti, yani programın ne kadar enerji tükettiği de dikkate alınacak. Programcılar, uygulamalarının gücü ne kadar verimli kullandığını ve her döngüde ne kadar veri işlediğini ölçmek durumunda kalacak. Bölgeler arasında güç maliyetleri farklılık gösterdiğinden veri hareketi de önemli bir faktör olarak sahneye çıkacak. Bu durum, iş yüklerini, örneğin işlemleri pahalı bir bölgeden maliyeti daha uygun bir bölgeye kaydırmak gibi girişimlere neden olacak. Verilerin cluster ya da node’lar arasında kolayca hareket etmesini sağlayan platformlar, kuruluşlara güç ve maliyet optimizasyonu konusunda daha fazla esneklik sağlayacak.
Uç ortamlarda yapay zeka kullanımı, çalışma süresi ve güvenlik açısından kritik öneme sahip olacak
Uçta yer alan cihazlar daha güçlü hale gelecek ve her şeyi bir merkeze göndermek yerine yapay zekayı kullanmaya başlayacak. Veriler uçta oluşturulacak ve tüketilecek. Bu da bulut kullanılabilirliğine olan bağımlılığı azaltacak. Ağlarda bir arıza meydana geldiğinde uç stratejisi olmayan kuruluşlar durma noktasına gelecek. Starbucks gibi perakende satış noktalarının, bulut tabanlı ödeme sistemlerinin arızalanması nedeniyle kapanmak zorunda kalmasını buna bir örnek olarak verebiliriz. Dayanıklı sistemler ise çalışmaya devam edecek. Bu durum, kesinti sürelerinin hayat veya güvenlik açısından sonuçlara yol açabileceği acil durum hizmetleri için olduğu kadar, günlük hizmetler ve perakende satışlar için de oldukça önemli. Güçlü uç mimarilerine sahip kuruluşlar, güvenilirlik ve çalışma süresi açısından açık bir avantaja sahip olacak.



