AloTech öncülüğünde, otonom yapay zeka ajanlarından, farklı sektörlerdeki müşteri deneyimine kadar uçtan uca teknolojinin konuşulacağı AloTech CX Summit 2026, 8 Haziran Pazartesi Günü, Paribu Art’da ilham verici panellerle sektöre yön veren gelişmeleri masaya yatırıyor.
Biz de etkinlik öncesinde AloTech CEO’su Cenk Soyak ile sohbet ettik.
Enterprise Next: Alotech’in faaliyet alanları, sunduğu hizmetler ile destek olduğunuz ürün ve çözümler hakkında bilgi verir misiniz?
Cenk Soyak: AloTech, müşteri deneyimini bulut üzerinden yeniden tasarlamak amacıyla kuruldu. Kuruluş hikâyemizin merkezinde çok net bir ihtiyaç vardı: Çağrı merkezi teknolojileri yıllarca operasyonların gerisinde kaldı. Karmaşık, pahalı, yönetmesi zor ve değişime kapalı yapılardı. Biz bu yapıyı daha esnek, daha ölçeklenebilir ve gerçek anlamda modern bir platform haline getirmek istedik.
Bugün AloTech; ses, dijital kanallar ve yapay zekâ teknolojilerini tek bir müşteri deneyimi platformunda bir araya getiriyor. Sesli iletişim altyapımızın yanında WhatsApp, web chat, e-posta ve sosyal medya gibi tüm dijital temas noktalarını tek ekrandan yönetebilen bir yapı sunuyoruz. Bunun üzerine konuşma analitiği, kalite yönetimi, çağrı kayıt sistemleri ve operasyon yönetimi katmanları ekleniyor.
Son birkaç yılda en hızlı büyüdüğümüz alan ise AI ürünleri oldu. Özellikle agentic AI tarafında çok ciddi yatırımlar yapıyoruz. Bugün temsilciye gerçek zamanlı destek veren, görüşmeleri özetleyen, CRM sistemlerine otomatik veri işleyen ve müşteri etkileşimlerinden operasyonel içgörü çıkaran ürünlerimiz aktif olarak kullanılıyor.
AloTech’in önemli farklarından biri de açık platform yaklaşımı. Biz müşteriyi tek bir yapay zekâ sağlayıcısına ya da kapalı bir ekosisteme bağımlı bırakmıyoruz. Google, OpenAI, farklı LLM’ler, sesli botlar veya kurum içi modeller… Müşteri hangi teknolojiyi tercih ederse etsin, AloTech tüm bu yapıları iletişim merkezi altyapısıyla entegre şekilde çalıştırabiliyor.
Bugün geldiğimiz noktada AloTech, yalnızca bir çağrı merkezi platformu değil; kurumların müşteri deneyimi operasyonlarını yöneten, ölçekleyen ve yapay zekâ ile dönüştüren bir teknoloji altyapısı haline geldi.
Enterprise Next: Alotech olarak 2026 yılı nasıl geçiyor, bu yılki planlarınız ve gelecek dönem hedeflerinizle ilgili bilgi verir misiniz?
Cenk Soyak: 2026 bizim için büyümeden çok dönüşüm yılı oldu diyebilirim. Çünkü artık yalnızca Türkiye’de güçlü bir oyuncu olmak değil, global ölçekte rekabet eden bir müşteri deneyimi teknolojisi şirketi olmak üzerine odaklanıyoruz.
Bugün Türkiye’de 700’ün üzerinde kurumla çalışıyoruz. Bunun yanında 60’tan fazla ülkede aktif olarak hizmet veriyoruz. Özellikle son dönemde Avrupa, Körfez Bölgesi ve Afrika’da ciddi bir ivme yakaladık. Türkiye’de geliştirilmiş bir CCaaS platformunun global ölçekte bu kadar yaygın kullanılması bizim için ayrıca önemli.
Bu yılki en büyük odağımız AI-native müşteri deneyimi altyapısı kurmak oldu. CX Insight ve CX Quality ürün ailelerimizle artık sadece çağrıları yönetmiyoruz; müşteri etkileşimlerinden gerçek zamanlı içgörü üreten bir yapı sunuyoruz. Kalite süreçlerini örneklem bazlı değil, yüzde 100 görüşme kapsamıyla çalıştırabiliyoruz. Temsilcinin iş yükünü azaltırken operasyonun görünürlüğünü de artırıyoruz.
Bir diğer stratejik alanımız AI Connector. Bugün kurumların en büyük problemi “hangi Agentic AI ürününü seçmeliyim?” sorusu değil; değişen AI dünyasında esnek kalabilmek. Biz tam burada konumlanıyoruz. AloTech, farklı yapay zekâ servislerini tek bir iletişim altyapısı üzerinde orkestre eden bir platform görevi görüyor.
Operasyonel tarafta bizim için en önemli metriklerden biri hâlâ müşteri devamlılığı. SaaS dünyasında oldukça düşük kabul edilen yüzde 2’nin altındaki churn oranımızı koruyoruz. Bu da yalnızca teknoloji değil, müşteriyle kurduğumuz ilişkinin de güçlü olduğunu gösteriyor.
2026’nın geri kalanında iki temel hedefimiz var: Uluslararası partner ağımızı büyütmek ve AI ürünlerimizi mevcut operasyonların doğal bir parçası haline getirmek. Çünkü biz yapay zekânın müşteri deneyiminde ayrı bir katman değil, operasyonun standart bir parçası olacağına inanıyoruz.
Enterprise Next: Bu yıl 8 Haziran’da gerçekleştireceğiniz Alotech CX Summit’i biraz anlatabilir misiniz?
Cenk Soyak: Son iki yıldır herkes AI konuşuyor ama sektörün asıl ihtiyacı “AI hakkında konuşmak” değil; çalışan örnekleri görmek. Biz etkinliği tam olarak bu fikir üzerine kurduk.
Bu yılın ana teması “Agentic AI ile Geleceğin Müşteri Deneyimi”. Ancak burada geleceği anlatmıyoruz; bugün üretimde çalışan sistemleri konuşuyoruz. Sahnedeki her oturumun arkasında gerçek bir kullanım senaryosu, gerçek operasyon verisi veya canlı çalışan bir teknoloji olacak.
Çünkü müşteri deneyimi dünyası artık sunum döneminden çıkıp uygulama dönemine geçti. Kurumlar artık “AI ne yapabilir?” diye değil, “Ben bunu yarın operasyonda nasıl kullanırım?” diye soruyor. Biz de CX Summit’i tam bu soruya cevap veren bir buluşma olarak tasarladık.
Enterprise Next: Etkinlikte hangi konular ele alınacak? Sizce bu teknolojiler önümüzdeki 2-3 yılda müşteri deneyimini nasıl şekillendirecek?
Cenk Soyak: Etkinlik programı dört temel eksen üzerine kurulu: Agentic AI mimarileri, üretimdeki müşteri deneyimi vakaları, bireysel verimlilikte AI etkisi ve müşteri deneyiminin dönüşen yönetim modeli. Açılışta AI dünyasının geldiği noktayı ve özellikle agentic sistemlerin nasıl evrildiğini konuşacağız. Sonrasında sesli yapay zekâ ajanları, gerçek zamanlı destek sistemleri, konuşma analitiği ve AI destekli operasyon yönetimi gibi başlıklara odaklanacağız.
Ayrıca farklı sektörlerden başarı hikâyeleri paylaşacağız. Çünkü bugün sigortadan finansa, perakendeden enerjiye kadar birçok sektörde AI artık deneysel değil; operasyonel bir araç haline geldi.
Önümüzdeki 2-3 yılda müşteri deneyiminde üç büyük değişim göreceğimizi düşünüyoruz. Birincisi, temsilci rolü dönüşecek. Temsilciler tamamen ortadan kalkmayacak ama AI ile güçlendirilmiş ekipler çok daha yüksek verimle çalışacak. Tek bir çalışan bugün yaptığının birkaç katı işi yönetebilir hale gelecek.
İkincisi, müşteri iletişimi çok daha akışkan ve çok modlu hale gelecek. Ses, yazı, görüntü ve AI ajanları aynı deneyimin parçası olacak. Özellikle sesli yapay zekâ tarafında çok hızlı bir kırılım yaşanacağını düşünüyoruz.
Üçüncüsü ise kalite ve operasyon yönetimi gerçek zamanlı hale gelecek. Bugün birçok kurum hâlâ geçmiş çağrıları analiz ediyor. Yakın gelecekte sistemler problemi çağrı sırasında tespit edip aksiyon önerecek.
Bizim vizyonumuzda müşteri deneyiminin geleceği daha az insan değil; insan ve AI’ın birlikte çalıştığı daha güçlü operasyonlar anlamına geliyor.
Enterprise Next: Sizce sektörün en kritik ihtiyaçları neler ve Alotech bu ihtiyaçlara nasıl yanıt veriyor?
Cenk Soyak: Bugün sektörün en büyük problemi teknoloji eksikliği değil; teknolojiyi ölçekli ve sürdürülebilir şekilde operasyona taşıyabilmek.
Birçok kurum AI projeleri deniyor ama pilot ile üretim arasında ciddi bir boşluk var. Gerçek zamanlı çalışma, entegrasyon, güvenlik, regülasyon ve operasyonel süreklilik gibi konular işin en zor kısmı.
AloTech’in burada güçlü olduğu nokta, yıllardır canlı operasyon taşıyan bir altyapı üzerine AI katmanlarını inşa etmesi. Yani biz sıfırdan bir demo ortamı kurmuyoruz; hâlihazırda milyonlarca müşteri etkileşimini yöneten sistemlerin içine AI yetenekleri ekliyoruz.
İkinci kritik ihtiyaç hız ve esneklik. AI dünyası inanılmaz hızlı değişiyor. Kurumlar artık tek bir teknolojiye bağlı kalmak istemiyor. Bizim açık platform yaklaşımımız burada önemli avantaj sağlıyor. Müşteri hangi AI sağlayıcısıyla çalışmak isterse istesin, AloTech bu yapıları entegre şekilde çalıştırabiliyor.
Üçüncü konu ise destek ve hizmet kalitesi. Özellikle uluslararası pazarlarda bunu çok net görüyoruz. Şirketler yalnızca yazılım satın almak istemiyor; ulaşabilecekleri, birlikte büyüyebilecekleri bir partner arıyor. Bizim düşük churn oranımızın arkasında da biraz bu yaklaşım var. Teknoloji önemli ama müşteri deneyimi sektöründe ilişki hâlâ çok kritik.
Enterprise Next: Alotech’in müşteri deneyimi alanındaki yenilikçi çözümleri sektörde nasıl bir fark yaratıyor?
Cenk Soyak: Bizim en büyük farkımız, müşteri deneyimini parçalı değil bütüncül ele almamız. Bugün piyasada çok iyi chatbot yapan şirketler de var, sadece konuşma analitiğine odaklanan yapılar da var, güçlü ticket yönetim sistemleri de var. Ama gerçek operasyon bunların hepsinin birlikte çalışmasını gerektiriyor.
AloTech tam bu noktada konumlanıyor. İletişim merkezi altyapısını, dijital kanalları, AI katmanlarını ve operasyon yönetimini tek platform üzerinde birleştiriyoruz. Bu da kurumların çok daha hızlı hareket etmesini sağlıyor.
İkinci farkımız hız. Hem bulut dönüşümünde hem AI projelerinde oldukça kısa sürelerde canlıya çıkabiliyoruz. Bugün büyük ölçekli bir iletişim merkezi dönüşümünü haftalar içinde tamamlayabiliyoruz. Aynı şekilde AI destekli kullanım senaryolarını da çok hızlı şekilde üretime alabiliyoruz.
Bir diğer önemli konu da global deneyim. Türkiye’de doğmuş bir teknoloji şirketi olarak bugün onlarca farklı ülkede hizmet veriyoruz. Farklı regülasyonlar, farklı operasyon kültürleri ve farklı müşteri beklentileriyle çalışmak ürünü sürekli geliştiriyor. Bence bugün müşterilerin en çok hissettiği fark şu: AloTech yalnızca bir yazılım sağlayıcısı gibi davranmıyor. Operasyonun nasıl çalıştığını bilen ve müşteri deneyimini gerçekten yaşayan bir teknoloji partneri gibi hareket ediyor.



