Siber Saldırıların Yüzde 91’i Oltalama Tekniğiyle Başlıyor

Siber güvenlik politikalarının sadece saldırganlara odaklı hazırlanması, kuralların çalışanlar üzerinde etki yaratmamasına sebep olabiliyor.

Yeni bir güvenlik araştırması, başlangıç pozisyonundaki çalışanların yarısına yakınının ve tüm pozisyonlardaki çalışanların ise neredeyse üçte birinin şirketlerinde bir siber güvenlik politikasının varlığından habersiz olduğunu ortaya çıkarıyor. Ayrıca, siber güvenlik kurallarının bulunduğunu ancak neler olduğunu veya nasıl uygulanabileceğini bilmeyen çalışanlar olduğu gibi, bu konuda bilgi sahibi çalışanların bile belli durumlarda kuralları aşmakta bir sakınca görmemesi, şirketlerdeki güvenlik risklerini artırıyor. WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, sadece saldırı risklerine ve siber saldırganların eğilimlerine göre hazırlanan kuralların çalışanlar üzerinde işe yaramayacağını belirterek güvenlik kurallarının ihlal edilmesinin arka planında yatan 5 temel sebebi dile getiriyor.

1. Bilgisizlik

Günümüzde siber saldırıların yüzde 91’inin bir oltalama tekniğiyle başladığı gerçeği, çalışanların bilgisizliğinin riskleri artıran ilk faktör olduğunu gösteriyor. Saldırı taktiklerine kanmak dışında, ofis dışında sürdürülen çalışmalarda güvenliğe dikkat etmeden hareket etmek, şirket tarafından izin verilmeyen uygulamaları kurumsal cihazlarda kullanmak, halka açık bulut tabanlı servislerde hassas verileri depolamak gibi hatalar da bilgisizlik veya bilinçsizlik nedeniyle güvenliği sekteye uğratan durumlardan birkaçını oluşturuyor.

2. Rahatlık

Çalışanlar, dayatılan kuralların iş akışlarını bozduğu gerekçesiyle kurallara uymayarak kendileri için daha rahat ama daha riskli şekillerde işlerini yapmayı tercih edebiliyor. Verilere erişim izni verme aşamasının zahmetli olduğu bir proje sürecinde, bir çalışan diğer kişilerle direkt olarak şifresini paylaşarak zamandan kazanma yoluna gidiyor. Benzer şekilde, çalışanlar hassas verilerle dolu dosyaları korunmasız bir yazılım depolama servisine kaydedebiliyor.

2017’de yapılan bir araştırma, hassas şirket verilerini diğer çalışanlarla paylaşmaya gönüllü kesimin ortalama yüzde 72 olduğunu gösteriyor. Paylaşımda bulunanların yüzde 35’i, kişilerin çalışmasını daha etkin hale getireceğini düşündüğü için bu davranışta bulunduğunu belirtiyor. Güvenlik ekiplerinin yeni hesap ve erişim sağlama süreçlerini iş bütünlüğünü gözeterek düzenlemesi ve çalışanların işlerini kolaylaştırması yoluyla kuralların aşılması azaltabiliyor.

3. Heves

2017’de yapılan bir araştırmaya göre şirketlerin yaklaşık yüzde 40’ında güvenliği sağlayacak teknolojik araçların satın alımında şirket liderleri BT ekibinden daha fazla rol oynuyor. Sadece güvenlik araçlarında değil, güvenliği ilgilendiren tüm işlemlerde üst düzey yöneticiler BT ekibinden daha fazla karar sahibi olmak isteyebiliyor. Yöneticilerin ve ileri kademe yetkililerin şirketlerinin başarısı için inisiyatif almaya yönelik hevesleri, zamanla çok fazla kararın BT ekibine danışılmadan gerçekleştirilmesine ve riskli kullanımların artmasına sebep oluyor.

Bilgi güvenliği başkanları başta olmak üzere BT üyelerinin bu hevesli yöneticilerin hareketlerini gözetimde tutmaya çalışması oldukça zor oluyor. Bu nedenle iki ekibin düzenli toplantılar ile operasyonel modelleri ver güvenlik için sakıncalı davranışları beraber belirlenmesi gerekiyor. Ayrıca kontrol adına otomatik sistemlerin ve bulut tabanlı servislerin tercih edilmesi de yarar sağlıyor.

4. Merak

Pek çok çalışan zaman zaman merakına yenik düşerek işleri için gerekli olmayan hassas bilgilere ulaşmak istiyor. Birinin maaşını öğrenmek için insan kaynakları dosyasına bakmak istemekten ünlü müşterilerle ilgili en gizli bilgilere erişmeye çalışmaya kadar birçok neden çalışanların merakları nedeniyle fazla rahat davranmalarına sebep oluyor. 2017 sonunda oluşturulan bir rapor, çalışanların yüzde 92’sinin işleri için gerekli olmayan bilgilere erişmeyi denediğini ve şirketlerin yüzde 23’ünde bu durumun sık yaşandığını gösteriyor. Erişim haklarının çalışanın görevlerine dayalı şekilde yapıldığından emin olunması ve kullanıcı davranışlarının takibi, merak duygusunun siber güvenliğin önüne geçmesine engel oluyor.

5. Yardımseverlik

Kurumsal mailleri taklit eden saldırganların beş yıl içinde toplam 12,5 milyar zarara yol açtığını ortaya çıkartan bir FBI raporuna göre hedefli oltalama saldırıları geçtiğimiz iki yıl içerisinde yüzde 136 artış gösteriyor. Rapora göre hackerler, özellikle finans departmanlarında çalışan iyi niyetli kişileri, ödeme detaylarının hemen değiştirilmesi ve bir an önce ödeme yapılması gerektiği gibi taleplerle kandırarak kendilerine para akışı sağlıyor. Bu saldırılar, çalışanların yardım etme isteğini sömürürken oltalama tekniğine karşı eğitimsizliğin altını çizmiş oluyor.

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?