Çalışan Tatile Çıkıyor, İş Yükü Peşinden Geliyor

İnsan kaynakları platformu Kolay İK’nın araştırmasına göre çalışanların yüzde 42’si dönüşte biriken işlerin yarattığı stres nedeniyle tatildeyken bile iş hayatından kopamıyor. Katılımcıların yüzde 23’ü yıllık izin esnasında işlerini kontrol etmeye devam ettiğini söylerken yüzde 20’si ise tatile çıkmadan önce iş bitirme telaşı yaşadığını belirtti.

Yaz aylarında çalışanların en önemli gündemlerinden biri de yıllık izin kullanımı. Ancak çalışanlar için izin dönemi her zaman kesintisiz bir dinlenme anlamına gelmiyor. İnsan kaynakları platformu Kolay İK, çalışanların yıllık izinde işten uzaklaşmasını zorlaştıran nedenleri belirlemek amacıyla LinkedIn ve kendi uygulaması üzerinden bir araştırma gerçekleştirdi.

Çalışanlar en çok dönüşte kendilerini bekleyen işleri düşünüyor

Araştırmada katılımcılara, “Yıllık izinde işten uzaklaşmanızı en çok ne zorlaştırıyor” sorusu yöneltildi. Araştırmaya katılan 263 çalışandan yüzde 42’si bu soruya dönüşte biriken işler yanıtını verdi. Tatil esnasında işlerini kontrol etme ihtiyacı duyduğunu belirtenlerin oranı yüzde 23 olurken izin öncesinde iş bitirme telaşı yaşayanların oranı yüzde 20 olarak gerçekleşti.

Sonuçlar, çalışanların yüzde 85’inin izin öncesinde, izin sırasında veya işe dönüş düşüncesiyle işle bağını sürdürdüğünü gösterdi. Katılımcıların yalnızca yüzde 15’i yıllık izinde işten rahatça uzaklaşabildiğini ifade etti.

Çağlar Yalı: “Tatile yönelik kurallar şirket politikalarına yansıtılmalı”

Araştırma sonuçlarını değerlendiren Kolay İK CEO’su Çağlar Yalı, “Çalışanların en çok dönüşte biriken işleri düşünmesi, konunun yalnızca tatilde e-posta kontrol etmekle sınırlı kalmadığını gösteriyor. İş yerinden fiziksel olarak uzaklaşan çalışan, dönüşte karşılaşacağı yoğunluk nedeniyle zihinsel olarak işten kopmakta zorlanıyor. Bu durum iznin dinlendirici etkisini azaltırken işe uyumu da güçleştirebilir” dedi.

İzin yönetiminin yalnızca tarih planlamasından ibaret olmadığını vurgulayan Yalı, şöyle devam etti:
“İzin öncesinde görevlerin devredilmesi, acil durumlarda sorumluluğu üstlenecek kişilerin belirlenmesi ve dönüşteki iş yükünün dengeli biçimde planlanması gerekiyor. Bunun yanında tatildeki çalışanı aramamak, e-posta’ları kontrol etmesi yönünde bir beklenti oluşturmamak gibi izin dönemine ilişkin kurallar şirket politikalarına açıkça yansıtılmalı; yöneticiler de bunları bizzat uygulamalı. Böylece çalışan iznini daha rahat kullanırken ekip içindeki iş akışı da sürdürülebilir. Dinlenerek işe dönmek ise odaklanma, motivasyon ve verimlilik açısından hem çalışana hem de kuruma katkı sağlar.”

Çalışanlar Ağustos ayını bekliyor

Öte yandan, çalışanların en çok tatile çıktığı ay da yaklaşıyor. Kolay İK’nın Türkiye’de hizmet verdiği şirketlerden 1 milyon izin verisini derlediği izin kullanım alışkanlıklarına göre 2025 yılında en sık izin kullanılan ay Ağustos olmuştu. Geçtiğimiz yılın verilerine göre pazartesi ve perşembe-cuma günleri alınarak hafta sonu ile birleştirilen izinlerin arttığı ve son yıllarda giderek artış gösteren bu yöntem sayesinde çalışanların uzun tatiller yerine daha kısa ama daha sık izin kullandıkları belirlenmişti.

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?