KOBİ’lerin siber güvenlik stratejilerinde genellikle göz ardı edilen yazıcı güvenliği, hibrit çalışma düzeninde yeni ve kritik bir açık yaratıyor. Araştırmalar, akıllı baskı çözümlerinin bu riskleri nasıl azalttığını gösteriyor.
Günümüzün yazıcıları akıllı ve birbirine bağlı uç noktalar olarak çalışıyor; ancak birçok KOBİ’de bu cihazlar hâlâ “kur ve unut” altyapısı olarak yönetiliyor ve temel güvenlik rutinlerinin dışında tutuluyor. Dağınık çalışma ortamlarında bu durum önlenebilir bir açık yaratıyor: Yazıcılar her gün hassas bilgileri işliyor ancak yönetilen diğer cihazlarla nadiren aynı düzeyde denetime tabi tutuluyor.
HP tarafından yakın zamanda gerçekleştirilen araştırma, yazıcı güvenliğinin ne kadar arka plana itildiğini gözler önüne seriyor; KOBİ’lerin yüzde 57’si yazıcı güvenliğinin siber güvenlik stratejilerinde düşük bir önceliğe sahip olduğunu belirtiyor. Hassas baskı iş akışları ile bu süreçlerin ne kadar hafif denetlendiği arasındaki fark, birçok KOBİ’nin gözden kaçırdığı ve saldırganların istismar edebileceği bir güvenlik kör noktası oluşturuyor.
Baskı süreçleri artık ofis sınırlarının dışında
Baskı ve tarama iş akışları bordro verilerini, sözleşmeleri, müşteri kayıtlarını ve hasta bilgilerini taşıyor. Kimin, nerede ve ne zaman ne yazdırdığını göremezseniz, hassas verilerin sızmasının en basit yollarından birinde denetimi kaybediyorsunuz. Yanlış yere yönlendirilen tek bir tarama veya alınmayan bir baskı işi, genellikle ortada bir sorun olduğuna dair herhangi bir belirgin işaret olmadan gizli bilgileri ifşa ediyor.
Quocirca’ya göre KOBİ’lerin yüzde 56’sı geçtiğimiz yıl baskı kaynaklı bir veri kaybı vakası yaşadı. Dahası, yüzde 57’lik bir kesim çalışanlara ait ev tipi yazıcılardan alınan belgelerin artık veri kaybında en üst sıralarda yer alan bir etken olduğunu söylüyor.
Yeni araştırma, kullanıcı davranışlarının da bu riski artıran kilit bir faktör olduğunu gösteriyor. KOBİ’lerin yüzde 55’i çalışanların kuruluşlarının baskı yönergelerini bypass etmeye çalıştığını ifade ediyor. Bu arada bilgi çalışanlarının yüzde 66’sı, yazıcıların sadece bir güvenlik duvarının arkasında yer aldığı için güvende olduğunu varsayıyor ve yarısı yazıcıları hiçbir şekilde bir güvenlik tehdidi olarak görmüyor.
Eski yazıcılar büyük bir güvenlik riski oluşturuyor
Bir diğer önemli risk ise KOBİ’lerin neredeyse üçte ikisinin (yüzde 65) eski sistemlerin yarattığı güvenlik risklerinden sık sık endişe duyması. KOBİ’ler eski yazılım sürümlerini ve varsayılan kimlik bilgilerini kullanan daha eski yazıcılara güvenmeye devam ediyor. Bu cihazlar, büyük ölçüde denetlenmeden kalırken hassas verileri sessizce işliyor ve saklıyor.
Eski donanım yazılımı ve değiştirilmemiş varsayılan kimlik bilgileri ağa giriş noktaları yaratıyor. Güvenliği ihlal edilmiş bir yazıcı, özellikle dizüstü bilgisayarlar veya sunucular kadar sıkı bir şekilde izlenmediğinde daha geniş sistemlere sızmak için bir dayanak noktası sağlıyor.
Dizüstü bilgisayarlar ve sunucular izleme ile denetim gerektiriyorsa, yazıcılar da gerektiriyor. Bunları görmezden gelmek saldırı yüzeyinin bir kısmını denetimsiz bırakıyor.
Akıllı baskı ile ölçeklenebilir kontrol
KOBİ’lerin yaklaşık yüzde yetmişi (yüzde 69) yazıcı güvenliğinin iyileştirilmesi gerektiğini kabul ediyor. Çalışmanın geleceğini güvence altına almak için güvenli donanım temellerine ve gelişen tehditlere ayak uyduran bir korumaya ihtiyaç duyuyorlar.
Akıllı baskı; görünürlüğü, politika uygulamasını ve denetim izlerini doğrudan baskı ve tarama iş akışlarına dahil ederek bu güvenli donanım temelleri üzerine inşa ediliyor.
Akıllı baskıyı benimseyen KOBİ’lerin yüzde 89’u bunun kullanıcılar ve konumlar genelinde baskı ve tarama etkinliğine dair daha net bir görünürlük sağladığını, yüzde 86’sı uyumluluk ve güvenlik standartlarını karşılamaya yardımcı olduğunu ve yüzde 85’i kural ve kısıtlamaların uygulanmasını iyileştirdiğini söylüyor.
Yazıcılar sadece ofis ekipmanlarından ibaret değil, modern çalışmayı destekleyen dijital altyapının bir parçasıdır. Baskı ve tarama iş akışları daha dijital ve bulut bağlantılı hale geldikçe, yazıcılar da diğer tüm uç noktalarla aynı düzeyde güvenlik önlemleriyle korunması gerekiyor.



