Elektrikli araçlarla birlikte sürüş alışkanlıkları da değişirken, kullanıcılar artık yalnızca hızlı şarj değil; güvenilir ağ, doğru lokasyon ve iyi bir bekleme deneyimi arıyor.
Son dönemde hayatımızın önemli bir parçası olmaya başlayan elektrikli araçlarla birlikte sürüş ve yolculuk alışkanlıklarının da değiştiğini belirten Lumicle Genel Müdürü Tahir Karabulut, şarj noktalarının yalnızca enerji alınan yerler olmaktan çıkarak yeni nesil mobilite alanlarına dönüştüğünü söyledi.
Karabulut, “İnsanlar artık halk içindeki tabiriyle benzinlik yerine şarj ağı düşünmeye başladı. Rotasını şarja göre planlıyor ve bekleme süresini sosyal alanlarla birleştiriyor. Bu nedenle şarj istasyonları artık sadece enerji noktası değil; yeni nesil yaşam alanına dönüşüyor. Bizim için şarj noktası sadece cihaz değil, yolculuk deneyiminin merkezi. Biz kendimizi sadece bir şarj operatörü değil, geleceğin mobilite altyapısını kuran bir teknoloji ve enerji şirketi olarak görüyoruz” diye konuştu.
Temiz enerji vizyonlarına da dikkat çeken Karabulut, markanın güneş, rüzgâr ve hidroelektrik kaynaklardan üretilen temiz enerjiyle karbon ayak izini azaltmayı hedeflediğini belirtti. Karabulut, “Sadece şarj istasyonları kurmuyor; elektrikli mobilite, enerji ve ulaşımın kesişiminde yeni bir deneyim ve altyapı inşa ediyoruz. Bu hızla büyüyen dönüşümde, yarının mobilite ekosistemini altyapıyı kuranların şekillendireceğine inanıyoruz” dedi.
“2030 için bugünden yatırım yapmamız gerekiyor”
Türkiye’de 2030 yılına kadar trafikte 2 ila 3 milyon elektrikli araç bulunmasının beklendiğini belirten Tahir Karabulut, aynı dönemde şarj soketi sayısının da yaklaşık 120-130 bin seviyelerine ulaşması gerektiğini söyledi.
Bu büyümenin yalnızca otomotiv pazarını değil, Türkiye’nin enerji ve mobilite altyapısını da yeniden şekillendireceğini vurgulayan Karabulut, “Bugünün altyapısı bugünü taşıyor; ancak 2030’u taşımak için şimdiden yatırım yapmak gerekiyor. Önümüzdeki dönemde yüksek hızlı DC yatırımları, otoyol lokasyonları, enerji altyapısı, trafo kapasitesi, roaming entegrasyonları ve kullanıcı deneyimi çok daha önemli hale gelecek. Rekabet sadece istasyon sayısında değil; hız, erişim ve güvenilirlikte yaşanacak” değerlendirmesinde bulundu.
Kurumsal filoların da elektrikli dönüşümde önemli bir rol oynayacağını belirten Karabulut, şirketlerin yakıt maliyeti, bakım maliyeti, karbon ayak izi ve operasyonel verimliliği daha fazla önemsediğini söyledi. Karabulut, “Elektrikli dönüşüm bireyselden çok filo tarafında da oyunun kurallarını değiştirecek. Lojistik, satış ekipleri ve kurumsal filo araçları önümüzdeki dönemin en hızlı büyüyecek alanları arasında yer alacak” dedi.
“Kazanan dünya ve gelecek nesiller olacak”
Önümüzdeki 5 yılda elektrikli araçların daha hızlı yaygınlaşacağını, hızlı şarj hub’larının yeni nesil durak noktalarına dönüşeceğini ve enerji ile mobilitenin daha güçlü biçimde birleşeceğini belirten Lumicle Genel Müdürü Karabulut, “Bugün akaryakıt istasyonları neyse, yarının mobilite merkezleri de hızlı şarj hub’ları olacak. Elektrikli araç kullanıcısı artık sadece soket değil; güven, hız ve iyi bir deneyim arıyor. Lumicle olarak yüksek hızlı DC şarj, otoyol lokasyonları, Highway Hub konsepti, iş ortaklığı modeli ve kullanıcı deneyimi odağında büyüyoruz. Önümüzdeki 5 yıl, son 50 yılın en büyük ulaşım dönüşümünü getirecek. Bu dönüşümde kazananlar dünya ve gelecek nesillerimiz olacaktır” şeklinde sözlerini tamamladı.



