Enterprise Next röportajlarının bu ayki konuğu TESAN İletişim Genel Müdürü Ahmet Erdoğan oldu.
Enterprise Next: ttec olarak belli başlı ürünleriniz nelerdir?
Ahmet Erdoğan: ttec olarak, 30 seneden fazla süredir mobil yaşamı herkes için daha kolay, güvenli ve erişilebilir hale getiren teknoloji ürünleri geliştiriyoruz. Bugün çocuk teknolojileri, akıllı yaşam ve giyilebilir ürünler, şarj çözümleri, kablolar, powerbank’ler, Bluetooth kulaklıklar, hoparlörler ve mobil yaşamı tamamlayan çok sayıda aksesuar kategorisinde faaliyet gösteriyoruz.
Mobil telefon artık tek başına kullanılan bir cihaz değil; etrafında oluşan bir ekosistemin merkezi. Biz de bu ekosistemin her noktasında kullanıcıların ihtiyaç duyduğu ürünleri, güvenilir kalite, çağdaş tasarım ve ulaşılabilir fiyat anlayışıyla geliştiriyoruz.
30’dan fazla ülkede kullanıcılarla buluşan ttec’i, yalnızca aksesuvar üreten bir marka değil, mobil yaşam deneyimini geliştiren küresel bir teknoloji markası olarak konumlandırıyoruz.
Enterprise Next: Sizin için en öne çıkan ürün ya da ürün grubunuz hangisidir?
Ahmet Erdoğan: Mobil aksesuvarlar, kuruluşumuzdan bu yana ttec’in en güçlü uzmanlık alanı. Özellikle şarj teknolojileri uzun yıllardır en güçlü olduğumuz ürün grubu ve bugün de markamızın en önemli kategorilerinden biri olmayı sürdürüyor. Şarj adaptörleri, kablolar, powerbank’ler ve araç içi şarj çözümlerinde yıllara dayanan deneyimimizle milyonlarca kullanıcıya ulaşıyoruz.
Bununla birlikte mobil yaşam sürekli gelişiyor. Biz de bu dönüşümü yakından takip ederek ürün portföyümüzü yıllar içinde ses teknolojileri, kablosuz kulaklıklar, hoparlörler ve akıllı saatler gibi kategorilerle önemli ölçüde genişlettik. Bugün bu kategorilerin tamamında güçlü ürün gamımız ve yaygın satış ağımızla pazarda iddialı bir konumdayız.
Bunun en güzel örneklerinden biri de 2025 yılının sonunda pazara sunduğumuz ttec Kidi akıllı çocuk saatleri oldu. Güçlü ürün teknolojimiz, yaygın satış organizasyonumuz ve doğru pazarlama stratejimiz sayesinde çok kısa sürede çocuk teknolojileri kategorisinde önemli bir konuma ulaştık. Bu başarı, ttec’in yalnızca mevcut kategorilerde büyüyen değil, doğru ürün ve doğru stratejiyle yeni kategoriler oluşturabilen bir marka olduğunun da güçlü bir göstergesi.
Enterprise Next: Önümüzdeki dönemde hangi alanlarda yeni ürünler göreceğiz?
Ahmet Erdoğan: Önümüzdeki dönemde ürün geliştirme yaklaşımımızın odağında, teknolojiyi yaşam tarzıyla buluşturan ürünler yer alacak. Ürünlerimizi artık yalnızca teknolojik özellikleriyle değil; tasarımı, renkleri ve kullanıcı deneyimiyle de farklılaştırmaya odaklanıyoruz. Özellikle genç ve dinamik kullanıcıların yaşam stiline, hızına ve beklentilerine uygun, daha renkli ve yaşam tarzına odaklanan ürünler geliştiriyoruz.
Teknoloji tarafında ise dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyor, uluslararası fuarlar ve ürün geliştirme süreçlerimiz sayesinde en yeni teknolojileri ürünlerimize entegre ediyoruz. Yapay zekâ da bu dönüşümün en önemli başlıklarından biri. Bu alandaki ilk örneklerimizden biri olan ttec Kidi Pro Akıllı Çocuk Saati, çocuklara özel geliştirdiğimiz yapay zekâ destekli özelliklerle hem eğlenceli hem de güvenli bir kullanım deneyimi sunuyor. Önümüzdeki dönemde yapay zekâyı farklı ürün gruplarımıza da taşıyarak kullanıcı deneyimini daha akıllı ve daha kişisel hale getirmeyi hedefliyoruz.
Enterprise Next: Tesan olarak çok uzun yıllardır bilişim sektörüne yatırım yapıyorsunuz. Önümüzdeki dönem için yurtiçi/yurtdışı yatırım planlarınız nelerdir, detay paylaşabilir misiniz?
Ahmet Erdoğan: TESAN olarak uzun yıllardır dünyanın önde gelen teknoloji markalarının Türkiye distribütörlüğünü başarıyla sürdürüyoruz. Bu alandaki iş ortaklıklarımızı büyütmeye, yeni markaları portföyümüze katmaya ve teknoloji ekosistemine değer üretmeye devam ediyoruz. Distribütörlük faaliyetlerimiz büyümeye devam ederken, bugün en büyük yatırım odağımız kendi markamız ttec’in global büyümesi.
Ürün geliştirmeden marka yatırımlarına, dijitalleşmeden uluslararası operasyonlara kadar birçok alanda ttec’in global büyümesini destekleyecek yatırımlar gerçekleştiriyoruz. Yurt içinde operasyonel verimliliği artıracak dijital altyapılara yatırım yaparken, yurt dışında ise yeni pazarlara açılma, bölgesel yapılanmalar ve stratejik iş birlikleriyle ttec’i dünyanın farklı coğrafyalarında daha güçlü bir marka haline getirmeyi hedefliyoruz.
Enterprise Next: Büyüme oranlarına bakıldığında beş yıl sonraki hedefiniz nedir?
Ahmet Erdoğan: Türkiye, bizim en güçlü pazarımız ve burada büyümeye devam edeceğiz. Ancak önümüzdeki beş yıllık stratejimizin en önemli odağı uluslararası büyüme. Hedefimiz, ttec’i Türkiye’den doğan global bir teknoloji markası haline getirmek ve beş yıl içinde yurt dışı ciromuzun Türkiye ciromuzun üzerine çıkmasını sağlamak.
Bu doğrultuda Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve çevre pazarlardaki yatırımlarımızı hızlandırıyoruz. Bir yandan yeni ülkelere giriş yaparken, diğer yandan bulunduğumuz pazarlarda marka yatırımlarımızı artırıyor, yerel satış organizasyonlarımızı güçlendiriyor ve uzun vadeli iş ortaklıkları kuruyoruz.
Ürün tarafında yapay zekâ destekli teknolojilere yatırım yaparken, bir yandan da gençlerin hayatında yer edecek tasarımlar, renkler ve kullanıcı deneyimleri geliştirmeye odaklanıyoruz. Amacımız yalnızca teknoloji üreten bir marka olmak değil; tasarımı, teknolojisi ve marka deneyimiyle global rakiplerinden ayrışan, dünyanın farklı ülkelerinde tercih edilen bir teknoloji markası olmak.
Enterprise Next: Günümüz tüketicisinin hızla değişen beklentileri karşısında, bir teknoloji markası olarak nasıl bir denge kuruyorsunuz?
Ahmet Erdoğan: Bugünün tüketicisi artık yalnızca teknik özellikleri güçlü bir ürün aramıyor. Tasarımıyla kendini yansıtan, yapay zekâ gibi yeni teknolojileri hayatını kolaylaştıracak şekilde kullanan, dijital dünyada güçlü bir marka deneyimi sunan ve arkasında güvenilir bir marka olan ürünleri tercih ediyor.
Biz de ttec olarak bu beklentileri bütünsel bir bakış açısıyla ele alıyoruz. Bir yandan ürünlerimizi daha estetik, daha renkli ve kullanıcı deneyimi odaklı geliştirirken, diğer yandan yapay zekâ gibi yeni teknolojileri ürünlerimize entegre ediyoruz. Kullanıcılarımızla dijital kanallarda sürekli iletişim halinde olarak, onların değişen beklentilerini yakından takip ediyor ve ürün geliştirme süreçlerimizi bu doğrultuda şekillendiriyoruz.
Ancak bizim için kullanıcı deneyimi, ürün satın alındığı anda sona ermiyor. Satış sonrası hizmetlerimizi de marka deneyiminin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Güçlü satış ve servis ağımız, garanti süreçlerimiz, erişilebilir müşteri hizmetlerimiz ve hızlı çözüm odaklı yaklaşımımızla kullanıcılarımızın her zaman yanında olmayı önemsiyoruz. Çünkü bir teknoloji markasına duyulan güven, yalnızca ürünün performansıyla değil; ihtiyaç duyulduğunda markanın kullanıcıya nasıl destek verdiğiyle de oluşuyor. Bizim için sürdürülebilir büyümenin temelinde de bu güven ilişkisi yer alıyor.
Enterprise Next: Türkiye teknoloji aksesuvarları pazarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ahmet Erdoğan: Türkiye teknoloji aksesuarları pazarı son derece dinamik ve değişime açık bir pazar. Türk tüketicisi yeni teknolojileri çok hızlı benimseyen, trendleri yakından takip eden ve ürünlerden her geçen gün daha fazlasını bekleyen bir kullanıcı profiline sahip. Bu da pazarı sürekli yenilenen ve kendini geliştiren bir yapıya dönüştürüyor.
Artık teknoloji aksesuarları yalnızca bir ihtiyacı karşılayan ürünler değil; kullanıcıların yaşam tarzını, kişisel tercihlerini ve teknolojiyle kurdukları ilişkiyi yansıtan ürünler haline geldi. Özellikle genç tüketiciler tasarım, renk, kullanım deneyimi ve marka kimliğine geçmişe göre çok daha fazla önem veriyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde pazardaki rekabeti yalnızca teknik özellikler veya fiyat belirlemeyecek. Kullanıcıyı anlayan, güçlü bir marka hikâyesi sunan, tasarımıyla farklılaşan ve güven veren markaların öne çıkacağını düşünüyoruz. Biz de ttec olarak ürün geliştirme ve marka yatırımlarımızı tam olarak bu dönüşüm doğrultusunda şekillendiriyoruz.
Enterprise Next: Fiyat erişilebilirliği ile kalite algısı arasında ince bir çizgi var. Bu dengeyi korumanın sırrı nedir?
Ahmet Erdoğan: Fiyat, tüketicinin kararını etkileyen önemli unsurlardan biri. Ancak tüketicide kalıcı tercih yaratan en önemli şeyin, ürünlerimizle birlikte sunduğumuz toplam marka deneyimi olduğuna inanıyoruz. Tasarımından malzeme kalitesine, güvenliğinden garanti sürecine, satış sonrası hizmetlerinden uzun yıllar sorunsuz kullanılabilmesine kadar birçok unsur bu deneyimin ayrılmaz bir parçasıdır.
Biz de ttec olarak ürünlerimizi geliştirirken tüm bu unsurları bir arada değerlendiriyoruz. Erişilebilir fiyat anlayışımızdan ödün vermeden, yüksek kalite standartlarını korumaya, güvenilir ürünler geliştirmeye ve kullanıcılarımıza güçlü bir marka deneyimi sunmaya odaklanıyoruz.
Çünkü uzun vadede tüketiciler yalnızca bir ürün satın almıyor; güvendikleri bir markayı tercih ediyor. Bizim hedefimiz de tasarımı, teknolojisi ve satış sonrası hizmetleriyle güven veren, kullanıcıların tekrar tercih ettiği bir marka olmak.
Enterprise Next: Globalleşme hedefleri doğrultusunda, ttec’i önümüzdeki dönemde hangi yeni pazarlarda görmeyi beklemeliyiz?
Ahmet Erdoğan: Globalleşme stratejimizin temelinde, ttec’i Türkiye’den doğan ve dünyanın farklı pazarlarında güçlü bir marka olarak konumlandırmak yer alıyor. Hedefimiz yalnızca yeni ülkelere ürün ihraç etmek değil; bulunduğumuz her pazarda kullanıcıyla bağ kuran, güven duyulan ve tercih edilen bir marka inşa etmek.
Bu doğrultuda öncelikli büyüme bölgelerimiz Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve Kafkasya. Özellikle Suudi Arabistan, İngiltere, Almanya, Mısır, Kazakistan, Azerbaycan ve Gürcistan gibi pazarlarda faaliyetlerimizi ve marka yatırımlarımızı artırmayı hedefliyoruz.
Orta vadedeki en önemli hedeflerimizden biri, yurt dışı ciromuzun Türkiye ciromuzun üzerine çıkması. Bu doğrultuda yerel iş ortaklıklarımızı güçlendiriyor, dağıtım ağımızı genişletiyor ve her pazarda aynı ürün kalitesini, marka deneyimini ve kullanıcı memnuniyetini sunacak bir yapı oluşturuyoruz. Amacımız, ttec’i yalnızca Türkiye’de başarılı bir marka olarak değil, global ölçekte rekabet eden ve tercih edilen bir teknoloji markası haline getirmek.



