Korunmak, Dijital Hayatta da Temel Bir İhtiyaç

Gittikçe gelişen siber tehditler karşısında, günümüzde fiziksel güvenliğin sağlanması yanında siber güvenlik konusunda bilgilenmek de önem kazanan konular arasında girdi. Dünya ve Türkiye ekseninde tüm cihaz ve işletim sistemlerini etkileyebilen ve sayıları her geçen gün artan tehditler karşısında farkındalığın artırılması gerektiğine inanan Kaspersky Lab, bu odakta bir toplantı gerçekleştirdi.

Kaspersky Lab Türkiye Genel Müdürü Sertan Selçuk’un ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya, tüm dünyadan ve Türkiye’den çok sayıda ünlü isimle çalışan Kişisel Güvenlik Danışmanı Levent Süleyman Ağaoğlu’nun yanı sıra Kaspersky Lab Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Stefan Tanase de katılarak, fiziksel ve dijital dünyadaki tehditlerle ilgili deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.

Etkinliğe konuk olarak katılan Levent Süleyman Ağaoğlu, konuşmasında: “Biz fiziksel dünyada profesyonel olarak kişisel koruma hizmeti veriyoruz. Kaspersky Lab ise bu işi internette, yani dijital dünyada yapıyor. Yaptığımız işin ilk bakışta görünenden çok daha fazla ortak yanı ve benzerlikleri var. Mesela yurt dışından yabancı bir sanatçı ülkemize geldiğinde, nerelerde güvenle gezebileceğini, nerede nasıl davranması gerektiğini bilemiyor. Biz bu noktada devreye girerek onlara yol gösteriyor, güvenliklerini sağlıyor ve ülkemizde iç rahatlığıyla zaman geçirmelerini, alışveriş yapmalarını, konserlerini sorunsuzca gerçekleştirmelerini sağlıyoruz. Kaspersky Lab’da buna benzer şekilde internette gezinmek, alışveriş yapmak, çeşitli işlerini halletmek isteyen kullanıcıların güvenliğini mükemmel bir şekilde sağlıyor” dedi.

“Büyük şehirler siber saldırıya daha açık”

Fiziksel ve dijital güvenliğin benzeştiği bir diğer nokta da büyük şehirlerdeki tehditlerin sayısı olarak karşımıza çıkıyor. İnsanlar hayatlarını kolaylaştıran çeşitli teknolojiler kullanıyor. Ancak aynı zamanda, kalabalık bir mekânda cep telefonunu çaldırmaktan tutun, kullanılan tüm cihazları dijital olarak güvene almaya kadar, haberdar olmaları gereken ve bazı önlem almalarını gerektiren risklerin sayısını da artırıyorlar. Buna sadece bilgisayarlar dahil değil; akıllı telefonların, tabletlerin ve hatta akıllı televizyonların veya bebek monitörlerinin varsayılan şifrelerini değiştirmek de artık farkında olunması gereken güvenlik tedbirleri arasında çoktan yerini aldı.

Toplantının bir diğer konuşmacısı olan Kaspersky Lab Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Stefan Tanase ise suçluların kullanıcılardan büyük miktarda para çalmalarının, bir cüzdan çalmaktan veya bir bankanın web sitesini tehlikeye atmaktan çok daha karlı olduğunu belirterek; “Bu durum bir anlamda casusluk yapan zararlı yazılımların, casusluk yapan insanlardan daha verimli ve kapsamlı çalışmasına benziyor. İnsanlar fiziksel güvenlik konusunda çok şey isterken, genellikle siber alanda karşılaştıkları riskleri hafife alıyorlar. Dijital cihazların yardımı ile yaptığımız her hareketimizde, siber güvenlik risklerinden haberdar olmak ve bunlara doğru bir şekilde hazırlanmak önemlidir” şeklinde konuştu.

Günümüzde birçok kullanıcı siber tehditlerle karşılaştıktan sonra bile onları hafife alabiliyor. 2016 Kaspersky Lab Tüketici Güvenliği Riskleri Anketi’ne göre, Türkiye’deki kullanıcıların üçte birinden fazlası (yüzde 35) siber suç tuzaklarına kurban düşerken, aynı zamanda sadece beşte biri (yüzde 23) an itibarıyla herhangi çevrimiçi bir tehditle karşı karşıya olduğunu düşünüyor.

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?