Türk bilişim sektörünün deneyimli isimlerinden Hakan Erdemli kariyerini devam ettirdiği ABD’den ülkemize dönmüş ve sektörümüzün önemli şirketlerinden Obase’de CCO oarak görev almaya başlayan Hakan Erdemli, Enterprise Next röportajlarında konuğumuz oldu.
Enterprise Next: Dijitalleşme süreci yerini artık verinin otonom sistemlerle yönetildiği bir döneme bırakıyor. Sizce bugün “veri” ve “karar” arasındaki ilişki nasıl bir boyuta evriliyor?
Hakan Erdemli: Günümüzde veri ve karar arasındaki ilişki, geleneksel analiz süreçlerinin ötesine geçerek doğrudan otonom karar üretimine evrilmiş durumda. Veri artık geçmişi anlamaktan ziyade, geleceği anlık olarak şekillendirmek için kullanılıyor.
Bugün veri yönetimi, analizden aksiyona uzanan bir süreçten ziyade, doğrudan doğru karara odaklanan bir yapıya dönüştü. Özellikle veriden anlık ve doğru karar üreten kurumlar, rekabette devasa bir fark yaratıyor. Önümüzdeki 2-3 yıllık süreç, veri yönetişimi ve karar mekanizmalarını dönüştüren şirketlerin piyasa gücünü arttıracağı bir dönem olacak.
Otuz yılı aşkın tecrübemizle bu dönüşümü “Karar Zekası” perspektifinden yönetiyoruz. Temel hedefimiz; veri biriktirmekten öte, ölçülebilir iş sonuçları üreten ve sürekli kendini geliştiren karar sistemleri kurmak. Başarıyı, verinin karmaşıklığını net ve uygulanabilir otonom kararlara dönüştüren bu teknoloji köprüsünde görüyoruz.
Enterprise Next: Perakende gibi saniyelerin bile kritik olduğu, hızlı değişen sektörlerde veri ve yapay zeka nasıl bir rol üstleniyor?
Hakan Erdemli: Perakende artık sadece hızlı değişen bir sektör olmanın ötesinde, tamamen algoritmaların yönettiği bir rekabet alanı haline geldi. Tüketici beklentileri anlık olarak şekillenirken; yapay zeka stok yönetiminden talep tahminine, fiyatlamadan lojistiğe kadar tüm süreçleri optimize eden ana bir karar motoru görevini üstleniyor.
Sektördeki asıl kırılma noktası ise görünürlük kavramında yaşanıyor. Fiziksel raflarda yer almak artık tek başına yeterliliğini yitirmiş durumda; markaların akıllı algoritmalar tarafından seçilmesi gerekiyor. Obase olarak bu yeni durumu “Keşfedilebilirlik” şeklinde tanımlıyoruz. Yeni düzende fark edilmek; yüksek veri kalitesi, uçtan uca veri bütünlüğü ve otonom sistemlerle kurulan güçlü entegrasyon sayesinde mümkündür.
Geliştirdiğimiz mimariler ve bu stratejik yaklaşım sayesinde markalar, operasyonel süreçlerini iyileştirmenin yanı sıra teknolojik rekabette her zaman bir adım önde kalarak kalıcı bir avantaj elde ediyor.
Enterprise Next: Müşteri yönetiminde geleneksel CRM yaklaşımları artık yerini yapay zeka destekli otonom sistemlere bırakıyor. Obase AIR ve CRM çözümlerinizin bu noktadaki kesişim kümesini nasıl tanımlarsınız?
Hakan Erdemli: Geleneksel CRM yaklaşımları, müşteri verisini güvenli bir şekilde saklama odaklı bir yapı sunuyor. Ancak bugünün rekabet koşullarında başarı veriyi aksiyona dönüştürme hızıyla belirleniyor. Obase AIR ve CRM çözümlerimizi birbirini besleyen, öğrenen ve sürekli optimize eden bütünleşik bir sisteme dönüştürüyoruz.

Hakan Erdemli
AIR platformumuz, CRM’den gelen derin müşteri verisini gerçek zamanlı işleyerek her etkileşim için en doğru aksiyonu otonom olarak belirliyor. Bu entegrasyon sayesinde markalar, binlerce kampanya senaryosu arasında vakit kaybetmek yerine, en yüksek etkiyi yaratacak kararı saniyeler içinde uygulama kabiliyeti kazanıyor.
Bizim yaklaşımımızda AIR, yapay zekayı sadece operasyonel hale getirmekle kalmıyor; aynı zamanda süreçteki karmaşıklığı ortadan kaldırarak onu net, sade ve uygulanabilir kararlara dönüştürüyor. Veriyi bir eylem planına dönüştüren bu yapı, işletmelerin pazarlama ve satış operasyonlarını otonom bir güçle donatıyor.
Enterprise Next: Müşteri deneyimi tarafında yaşanan bu büyük dönüşümü düşündüğümüzde, sizi teknolojik açıdan en çok heyecanlandıran gelişme nedir?
Hakan Erdemli: Beni en çok heyecanlandıran nokta, kişiselleştirme kavramının artık “tahmine dayalı otonom deneyimlere” evrilmesidir. Müşteriyle kurulan bağın her temas noktasında kusursuz ve kişiye özel olması, başarının yeni standardı haline geldi. Promni ve CDP çözümlerimizle, farklı kanallardan gelen dağınık verileri anlamlı birer müşteri profiline dönüştürüyoruz. Bu yapı markalara; müşterinin bir sonraki adımını öngörme ve doğru teklifi doğru zamanda sunma imkanı tanıyor. Müşterinin henüz ifade etmediği bir ihtiyacı, veri setleri üzerinden okuyup ona çözüm olarak sunabilmek, deneyim ekonomisinin ulaştığı en etkileyici seviyedir. Bu süreçte yapay zeka, bir asistandan ziyade deneyimin bizzat tasarımcısı konumuna yükseliyor.
Enterprise Next: Ar-Ge yatırımlarını ve halka arz sonrası pekişen yapınızı merkeze koyduğumuzda; geleceğin başarılı şirketlerini bugünden ayıracak en temel özellik sizce ne olacak?
Hakan Erdemli: Geleceğin başarılı şirketlerini bugünden ayıracak en temel özellik, veri yönetişimi olgunluğu ve teknolojik adaptasyon hızı olacaktır. İnovasyonu sürdürülebilir büyümenin temeli olarak görüyoruz. Obase bünyesindeki TC Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge merkezimizde, 200’den fazla uzman mühendisimizle Karar Zekası ve ileri analitik konularına odaklanıyoruz. Her yıl gelirlerimizin yaklaşık yüzde 20’sini Ar-Ge çalışmalarına aktararak, sadece bugünün çözümlerini değil, yarının teknolojik standartlarını inşa ediyoruz. Bugün 20’den fazla ülkeye ihraç ettiğimiz çözümlerle global bir vizyon sergiliyoruz. Geleceğin dünyasında fark yaratacak kurumlar, veriyi bir operasyonel çıktı yerine en büyük stratejik varlığı olarak konumlandıranlar arasından çıkacaktır.
Enterprise Next: 2026 yılı ve bağlı olarak gelecek hedefleriniz nelerdir? Obase’in önümüzdeki dönem rotasını nasıl tanımlarsınız?
Hakan Erdemli: 2026 yılı, “Agentic AI” teknolojilerine dayalı büyük dönüşümün ve dijital küreselleşmenin ivme kazandığı bir süreci ifade ediyor. Teknoloji dünyasında köklü bir paradigma değişimi yaşanırken, biz bu dönemi yapay zekanın kurumsal operasyonlarda olgunlaştığı ve karar süreçlerinde merkezi bir rol üstlendiği bir evre olarak görüyoruz. Bu yeni dönemde temel vizyonumuz; yazılım lisansı sunmanın ötesine geçerek, ölçülebilir iş sonuçlarını ve stratejik kararları birer hizmet olarak sunmaktır.
2026 vizyonumuzun merkezinde yer alan Obase AIR çatısı altındaki Result-as-a-Service (RaaS) ve Decision-as-a-Service (DaaS) modelleri, bu dönüşümün temel taşlarını oluşturuyor. RaaS modelimizle; artan satış oranları, optimize edilen operasyonel giderler ve iyileşen müşteri deneyimi gibi doğrudan finansal çıktılara odaklanıyoruz. DaaS yaklaşımımızla ise yapay zeka modellerini kurumsal iş kurallarıyla entegre ederek; fiyat optimizasyonu, stok planlama ve risk analizi gibi kritik alanlarda kararların otomatik ve ölçeklenebilir biçimde üretilmesini sağlıyoruz.
Aynı zamanda Obase CRM Suite ile tekil müşteri profili ve gerçek zamanlı müşteri yolculuğu yönetimi sunarak kurumlara derinlemesine içgörü kazandırmaya devam ediyoruz. Yıllık ciromuzun yaklaşık yüzde 20’sini Ar-Ge çalışmalarına aktararak ve uluslararası teknoloji ortaklıklarımızı derinleştirerek; “veriden değere, değerden küresel etkiye” uzanan büyüme stratejimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Gelecek rotamızda amacımız, Türkiye’den çıkan teknolojilerin global ölçekte standartları belirlediği bir yapıyı daha da güçlendirmektir.



