Covid-19 ile Birlikte Geleceği Düşünme Zamanı

Üzerinde yaşadığımız gezegen Covid-19 ile birlikte uzun süredir verdiği alarmı bir adım ileriye taşıdı ve iplerin kimin elinde olduğunu gösterdi. Artık gezegeni koruma zamanı.

Teknoloji dünyasının dev markalarında HP, 90’ların başından bu yana çevre faaliyetlerine duyarlı bir yapı. Ürettiği ürünlerin karbon salınımına kadar tüm detayları müşterileri ile paylaşan şirket, HP Gezegen Ortaklığı Programı ve Ocean Bounds gibi projelerle de gezegenimiz için elinden geleni yapıyor. HP’nin sürdürülebilirlik adına gerçekleştirdiği faaliyetleri  HP Türkiye ve Ortadoğu Sürdürülebilirlik Müdürü Hande Baloğlu Toker ile konuştuk.

Enterprise Next: COVID-19 sürecinde HP olarak hem lokalde hem de küreselde sürdürülebilirlik anlamında neler yapıyorsunuz?
Hande Baloğlu Toker: Sürdürülebilirlik, içinde bulunduğumuz çağın en önemli unsurları arasında. Bu pandemi sürecinde de insanlık olarak sağlık ve çevre konularında neleri göz ardı ettik neleri yanlış yaptık diye düşünmeye başladık. Pandemi sonrası artık eski üretim ve tüketim alışkanlıklarımızdan vazgeçeceğimizi ve içinde yaşadığımız çevreyle daha uyumlu bir sistem geliştireceğimizi umuyorum. HP olarak bu başlık altında bir ürünün tasarımından üretimine ve ömrünü tamamladıktan sonra geri dönüşümüne kadar her aşamada çevresel etkileri azaltmak için sürdürülebilirlik politikalarımızla paralel bir şekilde geniş ve kapsamlı bir strateji izliyoruz. Stratejimizi gezegen, insan ve toplum olarak kategorize edebiliriz.

Gezegen tarafında operasyonlarımızda enerji verimliliğine, atık seviyesinin düşük olmasına ve ürünlerin geri dönüşümüne önem veriyoruz. İnsana ve çevreye karşı sorumlu bir teknoloji şirketi olarak, kuruluşumuzdan itibaren çevre konusunda birçok program ve süreç geliştirdik. Bu süreçler doğrultusunda aynı titizlik ve dikkatle sürdürülebilirlik üzerinde çalışmalarımıza devam ediyoruz. İklim değişikliği, küresel çapta yakından takip etmemiz gereken en önemli konular arasında yer alıyor. İklim değişikliği, genel stratejimizin ve iş yapış şeklimizin merkezinde yer alıyor. Böyle önemli konulara yönelik stratejilerimizi belirlerken yetkili kuruluşların paylaştığı dünya çapında yaşanan gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Şu anda içinde bulunduğumuz COVID-19 sürecinde de kararlarımızı alırken bu yaklaşımla ilerledik.

Artık al, yap, sat, tüket ve at dönemi bitti. Geri dönüştürmek zorundayız. Sürdürülebilirlik politikamız kapsamında yeniden kullanıma teşvik etmenin yanında güncelleme ve onarım teknolojilerimizi bu yaklaşımla dönüştürüyoruz. Enerji verimliliğine de yatırım yapıyoruz, çünkü iklim değişikliğinin en önemli nedenlerinden birisi enerji sektörü. Kullandığımız cihazlarda enerjiyi verimli harcamamız gerekiyor. O sebeple enerji tüketimi ve karbon oranı düşük ürünler geliştiriyoruz. Bu kapsamda EPEAT Gold ve Energy Star gibi sertifikalarımız var. 2020 yılında Energy Star Partner of the Year Seçildik.

Şu anda ürün portföyümüzün yüzde 100’ü sürdürülebilir ürünlerden oluşuyor. Aynı zamanda 2010 yılına göre portföyümüzün tamamı yüzde 54 daha az enerji tüketiyor.

2035 yılına kadar küresel faaliyetlerimizde yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanmayı hedefliyoruz. 2025’e kadar ise ürünlerin emisyon yoğunluğunu yüzde 30’a kadar azaltmak istiyoruz.

Ayrıca karbon emisyonlarını ilk defa hesaplayıp kamuoyuna açan ve sadece kendimizin değil, tedarikçilerimizin de karbon ayak izini hesaplayarak hedef koyan ve açıklayan ilk bilişim firmasıyız. Bu alanda öncü olmaktan da gurur duyuyoruz.

Toplum tarafında özellikle pandemi ile ilgili olarak, küreselde BeOnline, HP Life gibi portallar ile uzaktan eğitime destek olmaya çalışıyoruz. HP Life daha çok girişimciler ve üniversite öğrencilerine 32 ayrı konuda dijital ve ücretsiz yeni beceriler kazandıracak eğitimler sunuyor. Yine pandemi çerçevesinde sağlık sektörüne destek olmak için HP 3D yazıcılarında basılan ağız ve yüz maskesi, solunum cihazlarının bazı parçaları gibi software içeriğini kamuya açtık böylece ihtiyaç olan yerde küresel ve yerel 3D iş ortaklarımız ya da elinde herhangi bir 3D olan kişiler baskıyı yapabiliyorlar.

HP Gezegen Ortaklığı Programı hakkında detaylı bilgi alabilir miyiz?
Gezegen Ortaklığı programını 1991 yılında başlattık. Bu program aracılığıyla ücretsiz olarak müşterilerimizin kartuş tonerlerini ve donanımlarını topluyor ve dönüştürüyoruz. 1991 yılından bugüne kadar 1,7 milyon ton donanım ve sarf malzemesi toplanıldı ve geri dönüştürüldü. 2016 yılından itibaren 820 milyon adet kartuş toner geri dönüştürüldü ve bunlardan 4,2 milyar adet yeni kartuş toner üretildi. Başka bir deyişle bugüne kadar toplanan HP kartuş tonerleri ve plastik şişeleri yan yana dizerseniz, dünyadan aya gidip gelebilirsiniz. Kartuş tonerlerimizin içerisinde yüzde 70 ile 80 arasında geri dönüştürülmüş plastik var. Bunu yüzde 100’e çıkarmayı hedefliyoruz. 2025 yılına kadar PC ve yazıcılarımızın da en az yüzde 30’unu geri dönüşümlü plastikten üretilmesini hedefliyoruz.

3. Ocean Bound Plastic ve benzeri projeler üreticiler arasında oldukça benimsenmiş durumda. Bu konuda verebileceğiniz belli başlı rakamlar var mı?
Kartuş toner, yazıcı ve PC’lerin yanı sıra plastik şişe de topluyoruz. Çevre konusundaki en büyük sorunlardan bir tanesi plastik. Bu noktada da ‘ocean bound plastic’ dediğimiz karadan kıyıya ve oradan okyanusa gitmesi muhtemel her gün 1 milyon adet plastik şişeyi topluyor ve kendi ürünlerimizde kullanıyoruz. Önceden bu plastikleri sadece kartuş tonerlerimizde kullanıyorduk, yakın zamanda bilgisayarlarımızda da kullanmaya başladık. Elite Dragonfly bu ürünlerden bir tanesi. Magnezyum kasayla üretilen ve bir kilogramdan hafif olan premium bilgisayarımız HP Elite Dragonfly’ın bazı parçalarında geri dönüşüme kazandırılan plastikler kullandık. Çok yeni bir ürünüz de Zbook Stuido, ocean bound plastk ile üretilen ilk iş istasyonu.

4. HP’nin bu konudaki gelecek stratejisi ve planları nedir?
Sohbetimize başlarken sürdürülebilirlik stratejimizin gezegen, insan ve toplum kategorileri üzerine kurduğumuzdan bahsetmiştim. Gezegen tarafından bahsettik, insan ve topluma yönelik yaptığımız çalışmaları da anlatmak isterim. İnsan tarafında iş ortaklarımız ve tedarik zincirimizi kapsayan büyük bir ekosistemde sadece çevre ile ilgili değil, çeşitlilik ve dahil etme gibi konular üzerinde de çalışmalar yapıyoruz. Çeşitliliği şirket kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Farklı görüşlere sahip, farklı yaş ve cinsiyet gruplarındaki kişilerin bir araya gelmesinin yaratıcılığı artırdığına inanıyoruz. Şirketimizdeki kadın çalışan ve yönetici oranlarımız yüzde 55. Çalışanlarımızın yüzde 15’ini de Z kuşağı olarak tanımlanan 20’li yaşlardaki genç çalışanlar oluşturuyor.

Sürdürülebilirlik çalışmalarımızın toplum tarafını ele alacak olursak, çevre ve eğitim alanlarına odaklanarak gerçekleştirdiğimiz kurumsal sosyal sorumluluk projelerimiz var. Çevre alanında kıyı temizleme ve Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın (WWF) ofislerde tasarruf ve iyileştirme amacıyla yürütmekte olduğu yeşil ofis program adaylığı gibi çalışmalar gerçekleştiriyor ve artık bütün etkinliklerimizde karbon yakımını sıfıra indirmeye dikkat ediyoruz.

Eğitim alanında ise hayata geçirdiğimiz birden fazla projemiz mevcut. İlk olarak Ermetal Teknolojik Eğitimler Vakfı’yla (ERTEV) birlikte Kasım 2019’da hayata geçirdiğimiz Maker Karavan Projesi’nden bahsetmek istiyorum. Bu proje kapsamında kırsal alanlarda yer alan ve kaynakları kısıtlı okullara fen, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında eğitim olanağı sağladık. Yaşları 10 ile 13 arasında değişen binden fazla çocuk için hem HP’den hem de HP dışından birçok kişi gönüllü olarak çalıştı. Ürünlerimizle donattığımız karavanımızla Bursa’daki 13 okula gittik ve yaklaşık 1.120 çocuğa robotik, kodlama, 3D modelleme ve 3D baskı eğitimi verdik. Çocukların eğitime eşit derecede erişebilmesini hedeflediğimiz programla aynı zamanda HP’nin dünya çapında 2025’e kadar 100 milyon çocuğa daha iyi eğitim imkanı sunma hedefine de katkıda bulunduk.

Maker Karavanı Projesi’nde Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) ve İstanbul Uluslararası Özel Sektör ve Kalkınma Merkezi’nin (IICPSD) uzun dönem iş ortağı olan ERTEV’in teknik ve mesleki eğitim, profesyonel beceri geliştirme ve STEM eğitimleri alanındaki uzmanlığıyla teknolojilerimizi ve gönüllülerimizi bir araya getirdik.

STEM eğitimini dezavantajlı çocuklara ulaştırarak ulusal eğitim kurumlarını, yerel belediyeleri ve kamu kuruluşlarını desteklemeyi hedeflediğimiz HP Maker Karavanı Projesi kapsamında 21. yüzyılda gereken becerileri sunarak çocukları geleceğin iş kollarına hazırladık. “Hayal et, Tasarla, Üret” mantığıyla hareket ederek iş ortaklarıyla birlikte tüketmek yerine üretecek bir yeni nesil oluşturmak için çalıştık. Bu kapsamda faaliyetlerimizle çocukların yaratıcılığını kullanarak inovasyon yapmalarına ve yeni ürünler üretmelerine destek olduk. Aynı zamanda eğitimlerimizle de öğrencilerin teknoloji okuryazarlığı, verimlilik, problem çözme ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeyi amaçladık. Verilen eğitimlerde çocuklar kullanacakları teknolojilerin gerçek uygulamalarını birinci elden deneyimleme ve öğrenme şansını elde etti. Projemizin açılışında ve tüm süreç boyunca sektör devletimiz tarafından da destek görmek mutluluk vericiydi.

Hayata geçirdiğimiz bir diğer projemiz ise HP 3D Voxel Akademi. HP Türkiye olarak 3D alanındaki iş ortağımız Poligon’la birlikte 10 hafta süren HP 3D Voxel Akademi eğitimimize Manisa Celal Bayar Üniversitesi’ndeki Teknokent’te üniversite öğrencilerinden ve girişimcilerden oluşan 35 kişi katıldı. 3D alanı, dördüncü sanayi devrimi çatısı altında gerçekleşen dijital dönüşümün en önemli parçalarından birisi. Dolayısıyla Türkiye’deki üniversiteler ve şirketler de MultiJet Fusion teknolojimize yatırım yapmaya başladı. Yatırım yapan üniversiteler arasında Manisa Celal Bayar Üniversitesi bünyesindeki Teknokent de yer alıyor. 7 Aralık 2019’da başlayan ve 8 Şubat 2020’de biten programda katılımcılar 3D ve MJF teknolojisini öğrendi.

HP 3D Voxel Akademi Projesi kapsamında 3D projelerinde yeni işbirliklerinin oluşması için daha aktif bir ortam yaratmayı hedefliyoruz. Türkçe bir 3D müfredatı oluşturarak diğer üniversitelerin de 3D yazıcı teknolojisini müfredatlarına katmaları ve girişimcilerle öğrencileri gelecekte ihtiyaç duyabilecekleri 3D becerilerle donatmaları için teşvikte bulunuyoruz. Bu programda elde edilen becerilerin, ilerleyen günlerde sürdürülebilir kalkınmayı destekleyecek yüksek teknoloji üretimine ve dijital dönüşüme katkıda bulunacağına inanıyoruz.

2019 yılında ise Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı’nda (Koruncuk), HP ürünleriyle donatılmış bir teknoloji laboratuvarı kurduk. Burada çocuklara kodlama, 3D ve animasyon eğitimleri veriliyor.

HP Türkiye ve Ortadoğu Sürdürülebilirlik Müdürü Hande Baloğlu Toker ile gerçekleştirdiğimiz röportajın detaylarını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?