Türkiye’nin Dijital Yaşam Koçu Bilkom, yüzde 58 kadın çalışan ve yüzde 62 kadın yönetici oranıyla teknoloji sektöründeki kadın temsilini küresel ve yerel ortalamaların üzerine taşıyor. Karar alma mekanizmalarındaki güçlü kadın temsiliyle dikkat çeken şirket, teknoloji ekosisteminde kapsayıcı bir liderlik modeli sergiliyor.
Küresel teknoloji sektörü, kadın temsiliyetinde kritik bir dönemeçten geçiyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu, STEM (bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik) alanlarında kadın istihdamının yüzde 29,2 ile sınırlı kaldığını gösteriyor. Yönetim kademesine çıkıldığında bu oran daha da düşüyor. Deloitte verilerine göre, büyük teknoloji şirketlerinde kadın liderlerin oranı küresel ölçekte yaklaşık yüzde 25 seviyesinde seyrediyor.
Teknik uzmanlık gerektiren alanlarda eşitsizlik daha da derinleşiyor. WEF verileri, yapay zeka ve yazılım mühendisliği gibi kritik rollerde kadın temsilinin yüzde 12’ye kadar gerilediğini ortaya koyarken, Eurostat Avrupa’daki ICT uzmanları arasında kadın oranının yüzde 19,4 olduğunu bildiriyor.
Türkiye’deki tablo ise yüksek bir potansiyele rağmen benzer bir duruma işaret ediyor. TÜBİSAD ve Deloitte iş birliğiyle hazırlanan Teknoloji Sektöründe Kadın Raporu, teknoloji odaklı kadın istihdamının yaklaşık yüzde 30 seviyesinde olduğunu ortaya koyuyor. Yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranının yüzde 68,9 olduğunu gösteren TÜİK’in İstatistiklerle Kadın araştırması ise değerlendirilmeyi bekleyen önemli bir nitelikli iş gücü potansiyeline dikkat çekiyor.
Sektör Ortalamalarının Ötesine Geçen Bir Temsiliyet Modeli
Bilkom, bu küresel ve yerel tablo içinde ortalamaları belirgin biçimde aşan bir yaklaşım sergiliyor. Şirkette kadın çalışan oranı yüzde 58 seviyesine ulaşırken, yönetim kademesindeki yüzde 62’lik kadın temsili teknoloji sektöründe nadir görülen bir tabloya işaret ediyor. Bu oran, küresel teknoloji şirketlerindeki yaklaşık yüzde 25’lik liderlik ortalamasının iki katından fazlasına karşılık geliyor ve stratejik karar alma süreçlerinde kadınlara güçlü bir temsiliyet zemini oluşturuyor.
Kurumsal kültürün etkisi çalışan deneyimine de yansıyor. Bilkomlu kadın profesyonellerin yüzde 80’i kariyer yolunun açık olduğunu ve ilerlemek için önünde bir engel olmadığını düşünüyor. Bu veri, şirketin eşitlikçi yaklaşımının istatistiklerin ötesinde eşitlik algısı düzeyinde de karşılık bulduğunu gösteriyor.
Sürdürülebilir Eşitlik İçin Sistematik İnsan Kaynakları Yaklaşımı
Bilkom’un ulaştığı yüksek temsiliyet oranları, kurumsal ölçekte tasarlanmış bir insan kaynakları yaklaşımının sonucu. Koç Holding liderliğinde yürütülen “Ülkem İçin Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekliyorum” programıyla uyumlu hareket eden Bilkom, eşitliği kültürel bir değer olmanın ötesine taşıyarak operasyonel bir prensip haline getiriyor.
Liderlik rollerine yönelik yedekleme planlarında kadın adayların bulunmasını zorunlu kılan Bilkom, işe alım ve yönetici atamalarında çeşitliliği stratejik bir performans göstergesi olarak ele alıyor. Bu yaklaşım, temsiliyetin yalnızca mevcut tabloyu değil, gelecekteki organizasyon yapısını da şekillendirmesini sağlıyor.
Bilkom, 2026 vizyonu kapsamında teknoloji ekosistemindeki öncü konumunu korumayı ve kadınların liderlikteki rolünü daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Eşitlikçi temsiliyetin rekabet gücü ve sürdürülebilir kurumsal başarı açısından kritik olduğunu vurgulayan Bilkom İnsan Kaynakları Direktörü Gamze Yücel Genç, şu değerlendirmede bulundu:
“Bilkom için kurumsal performansın ayrılmaz bir parçası olan çeşitliliğin karar alma süreçlerini zenginleştirdiğine ve sürdürülebilir başarının temelini oluşturduğuna inanıyoruz. Bu nedenle Bilkom’da kapsayıcı liderliği bir hedeften ziyade organizasyonumuzun işleyiş biçimi olarak konumlandırıyoruz.”



