Şirketlerin Yüzde 55’i Siber Güvenlik Maliyetlerini Paylaşmaya Hazır

Yeni bir araştırmaya göre, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 55’inden fazlası siber saldırılara karşı daha güçlü bir koruma sağlamak amacıyla iş ortakları ve tedarikçilerinin güvenliğine yatırım yapmaya istekli. Buna ek olarak, şirketlerin dörtte biri halihazırda bu yönde adım atmış durumda. Bu eğilim, iş dünyasının artık tedarikçileri tekil birer dış paydaş olarak değil, bütünleşik bir güvenlik ekosisteminin parçası olarak gördüğüne işaret ediyor.

Son bir yılda neredeyse her üç şirketten birini etkileyen tedarik zinciri saldırılarındaki artış ve küresel ölçekte şirketlerin dörtte birini hedef alan güven ilişkisi istismarına dayalı saldırılar*, kurumları iç güvenlik yaklaşımlarını yeniden değerlendirmeye yönlendiriyor. Kuruluşlar, kendi siber risk seviyelerinin; altyapı ve sistemlerine erişimi olan tüm tedarikçi ve iş ortaklarının güvenlik seviyesine doğrudan bağlı olduğunu daha net bir şekilde kavrıyor ve bu doğrultuda harekete geçmeye hazırlanıyor.

Kaspersky’nin araştırmasına göre, Türkiye’deki katılımcıların yüzde 55’i kendi siber dayanıklılıklarını artırmak amacıyla iş ortaklarının güvenliğine yatırım yapmayı değerlendiriyor. Bölgesel bir karşılaştırma yapıldığında ise bu yaklaşımın Orta Doğu genelinde daha yaygın olduğu görülüyor: Şirketlerin güvenlik maliyetlerini paylaşma isteği Orta Doğu genelinde yüzde 71, Suudi Arabistan’da yüzde 73, Birleşik Arap Emirlikleri’nde yüzde 69 ve Mısır’da yüzde 71 seviyelerine kadar çıkıyor. Diğer yandan, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 31’i şimdiden niyet aşamasını geçerek maliyetleri iş ortaklarıyla paylaşmaya başlamış durumda.

Kaspersky Güvenlik Operasyonları Merkezi Başkanı Sergey Soldatov konuyla ilgili olarak şunları söylüyor:
“Günümüzde şirketler, güvenliğin yalnızca kendi organizasyonlarının sınırları içinde kalamayacağını; tüm ekosisteme yayılması gerektiğini fark etmiş durumda. Küçük ölçekli şirketler, hizmet verdikleri büyük kurumların güvenlik yetkinliklerine her zaman sahip olmayabiliyor ve bu durum ek riskler doğuruyor. Daha büyük şirketlerin kaynak ve uzmanlıklarını paylaşması, bu boşluğu kapatarak bağımlılık zincirindeki zayıf halkaları güçlendirir ve küresel siber dayanıklılığın önemli bir itici gücü haline gelir.”

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?