Biyoteknoloji: Bilgisayar Korsanlarının Yeni Hedefi Yoksa Canlılar mı Olacak?

Biyologlar bilgisayarların işlem kapasitesindeki inanılmaz gelişmeler sayesinde her geçen gün daha önce hayal dahi edemedikleri şeyleri yapabilir hale geliyor, yeni ilaçları geliştirebiliyor, hatta biyolojiyi haklayarak yeni tedavi ve çözümler geliştirebiliyor. Hakan Arıbaş’ın yazısı.  

Tıp alanında çalışan araştırmacılar, aynen yazılım geliştiricilerin bilgisayar kodlarını değiştirmesi gibi genetik kodu değiştirerek kanser için yeni tedaviler geliştiriyor. Bilim insanları üçüncü dünya ülkelerindeki yetersiz beslenme mücadele edebilmek ve vitamin eksikliğini telafi edebilmek için biyoteknolojik olarak geliştirilmiş ekinler üzerinde çalışıyor. CRISPR denilen teknik sayesinde bilim insanları, DNA’nın çift sarmallı yapısındaki kodlamayı oldukça etkin bir şekilde yeniden yazabiliyor. Bu sayede AIDS tedavisinde başarılı sonuçlar almayı umuyorlar.

Biyoloji ve teknoloji alanındaki gelişmeler biyoteknolojiye dair inanılmaz potansiyel yaratıyor. Biyoteknoloji pazarının büyümesi aynı zamanda bu alanda yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan verilerin de artmasına neden oluyor. Örneğin 90’lı yılların süper bilgisayarları ancak 10 bin atomdan oluşan tek bir protein molekülünü modelleyebiliyordu. Bugün ise milyarlarca atomdan oluşan komple bir virüsü modellemek mümkün.

Günümüzde pek çok genetik araştırma projesinin sadece analiz aşamasında bile 250 terabayttan fazla veri ürettiği böylesi bir ortamda, biyoteknoloji çalışmalarına aynı ivmeyle devam edebilmek için inanılmaz boyutlardaki verileri işlemek ve saklamak için yeni yöntemler bulmak adına çalışmalar aralıksız devam ediyor.

Biraz Pamuk, Biraz da Sivrisinek…

Biyoteknoloji alanındaki çalışmalar sadece ilaç sektörüyle sınırlı değil. Örneğin profesyonel spor takımları sporcularını olası kas incinmelerinden korumak için belli kasların gerçek zamanlı izleyen sensörler kullanıyorlar. Hindistan, geçmişte pamuk tarlalarına dadanan zararlı böcekler yüzünden hemen hiç mahsül alamama noktasına gelmişti. 2002’de zararlı böcekleri öldüren proteinleri üretmek üzere genetiği değiştirilmiş pamuk tohumları kullanmaya başladıktan kısa bir süre sonra bu zararlı böcek illetinden kurtuldu ve dünyanın en büyük pamuk üreticisi oldu.

2015 yılında sadece birkaç hafta içerisinde 30’dan fazla ülkeyi etkileyen Zika isimli virüsün sivrisinekler marifetiyle yayıldığı tespit edildi. Bilim insanları taşıyıcı sivrisineğin genetik kodunu çıkarıp bilgisayara yüklediler. Bilgisayarda yaptıkları çalışmalar neticesinde manipüle edilmiş genetik kod sivrisineğe tekrar “yüklendi”. 10 bin sineklik koloniye katılan genetiği değiştirilmiş sadece tek bir sivrisineğin 16 nesil sonra içinde bulunduğu sivrisinek topluluğunu yüzde 100 oranında kendi gibi yapması sayesinde, sadece birkaç ay içerisinde Zika virüsü tamamen etkisiz hale getirildi.

Biyolojiyi “haklamak” inanılmaz faydalar sağlıyor. Ama maalesef bu bıçağın diğer tarafı da oldukça keskin. Bu çalışmalar yapılırken etik değerlere bağlı olmak çok önemli ama yeterli değil. Ya bunlar çalınır ve silah olarak kullanılırsa?

Biyoteknolojideki ilerleme bilgisayar korsanlarına yeni “iş alanları” açacak: Biyoloji!!

Kaynaklar:

  1. https://www.cdc.gov/zika/index.html
  2. http://www.virology.ws/2018/09/20/crispr-ing-hiv-1
  3. https://www.amazon.co.uk/SCIENCE-AGRICULTURE-Ian-Scoones/dp/8125029443/
  4. http://www.infiniteinformationtechnology.com/iot-sports-history-of-iot-in-sports
Hakan Arıbaş Kimdir?

1973 yılında Erzurum’da doğdu. İlkokulu Bursa, ortaokulu Malatya, liseyi Kars’ta okuduktan sonra üniversite sınavında Türkiye 64’üncüsü olarak girdiği İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği‘nden 1995 yılında mezun oldu. Ardından İTÜ Kontrol ve Bilgisayar Mühendisliği yüksek lisans programını tamamladı.

1993’te İTÜ’de öğrenci yıllarında part-time olarak başladığı profesyonel çalışma hayatında Netaş, Pamukbank, MKK, Avea, Turkcell gibi farklı şirketlerde yazılım mühendisliği, proje yöneticiliği, Unix/Windows/Storage/Backup sistem yöneticiliği, IT altyapı müdürlüğü gibi pek çok farklı rolde çalıştı.

2014’ten bu yana Akbank IT Sunucu ve Mobil Sistemler Yönetimi Grup Müdürü olarak görev yapmaktadır.

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?