Teknoloji gazetecisi İlkay Zaman, 2030 Dijital Hapishane ile dijital kimlikten nakitsiz topluma, yapay zekâdan biyometrik takibe uzanan yeni düzeni sorguluyor: Bize kolaylık vaat eden teknoloji, ne zaman bir kontrol mekanizmasına dönüşüyor?
Yirmi yılı aşkın süredir teknoloji dünyasının içinde yer alan İlkay Zaman, Destek Yayınları’ndan çıkan ilk kitabı 2030 Dijital Hapishane ile geleceği değil, bugün hayatımıza girmeye başlayan sistemi mercek altına alıyor. Kitap; dijital kimlik, programlanabilir para, yapay zekâ, yüz tanıma sistemleri, sağlık verileri, sosyal kredi, akıllı şehirler ve kişiye özel algoritmik fiyatlandırma gibi farklı alanlarda tek bir sorunun peşine düşüyor: Tüm hayatımız tek bir dijital profile bağlandığında özgürlüğümüz ne olacak?
ABD’de on yılı aşkın süre yaşayan ve dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerini yıllarca yakından takip eden Zaman, teknolojiyi reddetmiyor; yıllarca alkışladığı dijital dönüşümün görünmeyen bedelini sorguluyor. “Özgür olan son nesiliz” diyen yazar, kitabın sonunda dijital kuşatmaya karşı teknolojiden vazgeçmeden bireysel alanı korumanın yollarını da tartışıyor. 2030 Dijital Hapishane, teknoloji, ekonomi, yapay zekâ, veri güvenliği, sağlık, kent yaşamı ve toplumsal özgürlükler üzerine tartışma yaratacak başlıklarıyla Destek Yayınları etiketiyle raflarda.
2030 Dijital Hapishane, teknoloji, ekonomi, yapay zekâ, veri güvenliği, sağlık, kent yaşamı ve toplumsal özgürlükler üzerine tartışma yaratacak başlıklarıyla Destek Yayınları etiketiyle raflarda.
Arka Kapak Yazısı
Yıllarca teknolojiyi alkışladık. Her kolaylığı bir ilerleme, her güncellemeyi bir özgürlük sandık. Ancak bir sabah uyandığımızda nakit paramızın “programlandığını”, dijital kimliğimizin bir yazılım hatasıyla dondurulduğunu ve aracımızın rotasına bizim değil, binlerce kilometre ötedeki bir sunucunun karar verdiğini fark edeceğiz.
GÖRÜNMEZ DUVARLARIN YÜKSELDİĞİ O EŞİKTEYİZ: 2030 “Sistemi kurmak için kimsenin beyninize çip yerleştirmesine gerek yok.
Zaten her sabah o çiplerin en gelişmişini kendi rızanızla cebinizde taşıyorsunuz.” NASA’nın roket rampalarından dev teknoloji fabrikalarına kadar bu dünyayı en içeriden takip eden ve teknoloji gazetecisi olan yazar İlkay Zaman, bu kez sizi yeniliklerin pırıltısına değil, o pırıltının ardındaki “dijital hapishaneye” bakmaya davet ediyor.
Bu kitap bir teknoloji düşmanlığı değil, bir uyandırma çağrısıdır. 2030 rasgele seçilmiş bir tarih değil, mülkiyetin sona erdiği, dijital kimliğin her kapının tek anahtarı olduğu ve mahremiyetin bir “hata” olarak görüldüğü yeni dünyanın ilan tarihidir.
Hazır olun: Bizler, telefonsuz bir sabahın nasıl hissettirdiğini hatırlayan, özgür doğmuş son nesiliz. Kapı henüz tamamen kapanmadı. Ama sürgüler birer birer yerine oturuyor.
Gerçeği görmeye ve insan kalmaya hazır mısınız?
İlkay Zaman Kimdir?
İlkay Zaman, teknoloji yayıncılığı, dijital medya ve televizyon alanlarında yirmi yılı aşkın deneyime sahip bir yazar ve içerik üreticisidir. Kariyeri boyunca teknoloji dergilerinde editörlük yapmış, yayın projeleri yönetmiş ve teknoloji odaklı televizyon programları hazırlayıp sunmuştur. Teknolojinin toplum üzerindeki etkileri, dijital mahremiyet ve veri ekonomisi üzerine uzun yıllardır araştırmalar yürüten Zaman, bu birikimini 2030 Dijital Hapishane adlı ilk kitabında okuyucuyla buluşturmaktadır.
Eser Adı: 2030 Dijital Hapishane
Yazar Adı: İlkay Zaman
Yayınevi: Destek Yayınları
Türü: Popüler Bilim
Sayfa Sayısı: 208



