2019’da Yatırımlarda Otomasyon, Bulut ve Güvenliğe Öncelik Verilecek

2018’in geride kaldığı ve geçmiş yılın değerlendirilip 2019 planlarının yapıldığı dönem başlıyor.

Red Hat, dört yıldan bu yana olduğu gibi müşterilerine bu yıl da teknoloji yolculuklarının hangi aşamasında olduğunu ve bu sürece dair 2019 hedeflerini sordu. Her yıl gerçekleştirilen Red Hat Küresel Müşteri Teknolojileri Raporu’nda dünya çapında 51 ülkeden 400 Red Hat müşterisinin değerlendirmeleri yer alıyor. Soruları cevaplarken BT liderleri şu anda karşılaştıkları güçlüklerden, hizmete alma stratejilerinden ve onlara heyecan veren teknolojilerden bahsederken bütçelerine ve 2019’daki teknolojik önceliklerine de değindiler.

Raporda öne çıkan başlıklar şöyle:

– Sorulan tüm sorularda ve teknoloji alanlarında güvenlik önemini koruyor.
– Dijital dönüşüm, şirketlerin mutlaka yapması gereken bir şey olduğu halde gerçekleştirilmesi hala çok zor.
– Bulut ve konteynerlerin popülaritesi artmaya devam ediyor ancak bu teknolojilere yönelik strateji ve güvenlik konularında bazı soru işaretleri mevcut.

Ayrıca şirketlerin bulut ve konteyner planlarına rağmen geleneksel sanallaştırılmış altyapı, hem yeni hem de mevcut iş yükleri söz konusu olduğunda hala birçok kurum için hayati öneme sahip. Öte yandan geleneksel, konteynerleştirilmiş ve bulut yerlisi ortamlarda Linux’un en önemli faydalarını elde etmek isteyen kurumlar, artık tek bir işletim sistemi üzerine yoğunlaşmanın öneminin farkında.

Otomasyon, Bulut ve Güvenlik Arka Arkaya İki Yıldır En Öncelikli BT Yatırımları

Kurumların 2019’da BT yatırımlarında öncelik vereceği alanlar sırasıyla BT işlemlerinin otomasyonu, bulut altyapısı ve güvenliği olarak sıralanıyor. Bu üçlü, son üç yıldır farklı sıralarda olsa da yerlerini koruyor. Geçen sene yüzde 36’lık bir dilimin önceliği olarak üçüncü sırada olan otomasyon, bu sene yüzde 44’lük kesimin tercihi olarak birinci sıraya yerleşti. Bu değişim, üretkenliği artırmak ve harcamaları azaltmak için kurumların tüm BT’de manuel işlemleri ortadan kaldırmaya önem verdiğini gösteriyor. Bu değişim aynı zamanda otomasyon ürün ailesi Red Hat Ansible’a gösterilen talepte de gözleniyor. 2018 ile kıyaslandığında bulut ve güvenliğe dair rakamlar biraz inmiş olsa da öncelik verilen diğer konularla arasında hala gözle görülür bir fark bulunuyor.

Yatırım önceliklerinde dördüncü ve beşinci sıra ise mevcut veya geleneksel BT ve kurum entegrasyonunun optimize edilmesi ve modernleştirilmesi yer alıyor. Red Hat’in müşterilerine göre veri ve uygulamalar tarafında gittikçe artan kurumsal gereklilikler, entegrasyonu daha önce hiç olmadığı kadar karmaşık hale getiriyor.

BT optimizasyonuna bakıldığında ise kurumlar eski yapılar yerine inovasyona yatırım yapmaya devam ediyor. Ancak birçok kurumda BT harcamalarının yüzde 50 ile 60 arası mevcut teknolojilere ayrılıyor.

2019 İçin Önemli Öngörüler

Dijital Dönüşüm: Devam Ediyor Ancak Zor

Anket sonuçlarında da görüldüğü üzere, şirketler dijital dönüşümü gerçekten ciddiye alıyor. Bir önceki ankete göre 12 ay içerisinde yeni iş modeli kurmayı ya da yeni dijital ürün ve hizmet tanıtmayı planlayan şirketlerin oranı yalnızca yüzde 19’du. Son ankette bu rakam neredeyse iki katına çıkarak yüzde 35 seviyelerine ulaştı. Bu yüzde içerisindeki en kalabalık sektör ise finansal hizmetler sektörü (FSI).

Kurumlar, bulundukları rekabet ortamında farklılaşmak için teknolojiye (özellikle uygulamalara ve dijital kullanıcı deneyimine) önem vermeleri gerektiğinin farkında. Bu yüzden dönüşüm inisiyatifi planlamayan şirket yüzdesi yarıdan fazla azalarak yüzde 32’den yüzde 14’e düşmüş bulunuyor.

Tüm bu gelişmelere rağmen şeffaf bir dijital dönüşüm stratejisi geliştirmek ve bu stratejiyi uygulamak gerçekten çok zor. Bu yüzden ‘Dijital Dönüşüm Stratejisi’ veya ‘Dijital Çözüm Teslimi’ gibi doğrudan CIO’ya rapor veren yeni birimi oluşmasının sebebi de bu olabilir.

Sanallaştırma, Kurumsal Altyapılardaki Etkisini Göstermeye Devam Ediyor

Red Hat’in iletişim halinde olduğu şirketler buluta geçmeyi hedeflese de, geleneksel sanallaştırılmış altyapılar, mevcut iş yüklerinin yanı sıra yeni uygulamaları hizmete almak için kullanılan en yaygın altyapı türü olarak dikkat çekiyor. Bu şirketler, yaptıkları sanallaştırmanın geleneksel bir sanallaştırmadan daha fazlası olduğunu belirtiyor. Bu şirketler, sanallaştırmayı kullanıcılarına self-servis bulut olarak sunmak istiyor. Cevaplayan şirketlerin yüzde 51’i, sanallaştırmanın ‘hizmet olarak’ sunmak istediği bir numaralı teknoloji olduğunun altını çiziyor.

Cevaplayan şirketlerin birçoğunun ortamında birden fazla hipervizör bulunuyor ve bu şirketler önümüzdeki birkaç yılda tek bir hipervizöre ağırlık vermeyi planlamıyor. Red Hat’in müşterileri sanallaştırılmış ortamlarının maliyetini ve karmaşıklığını azalmak istiyor ancak farklı iş yükleri ve ortamlar için farklı hipervizörleri tercih ediyorlar.

İşletim Sistemleri: Standart Belirlemek

Müşteriler kullandıkları işletim sistemi sayısını azaltmak istiyor. Araştırmaya katılan müşterilerin yüzde 15’i, BT altyapılarında 10 veya daha fazla işletim sistemi kullandıklarını belirtiyor. Önümüzdeki iki yılda bu rakamı azaltmak isteyen şirket sayısı ise yüzde 13. BT altyapılarında yalnızca bir tane işletim sistemi kullanan şirket oranı yüzde 3, önümüzdeki iki yıl içerisinde tek bir işletim sistemi kullanmak isteyen şirket oranı da yüzde 4 olarak ortaya çıktı. Bu alanda yüzde 33 ile en büyük yüzdeye sahip olanlar ise altyapılarında iki veya üç tane işletim sistemi kullanan şirketler. 2020’ye kadar yalnızca iki veya üç işletim sistemi kullanmak isteyen şirketler ise yüzde 38’lik bir dilim oluşturuyor.

Bulut Stratejisi: Hibrit Bir Dünyada Yaşıyoruz

Genel bulut stratejisine sahip olan şirketlerin oranının yüzde 6 olduğu ortaya çıktı. Cevaplayanların beşte birinden fazlası ise halen bulut stratejilerini oluşturuyor. Birçok kurum, iş yüklerine bağlı olarak özel ve genel bulutun bir arada veya birbirinden bağımsız çalıştığı bir yapı olan hibrit bulut stratejisini benimsemiş burumda.

Bu bilgiden yola çıkıldığında hibrit bulut stratejisine sahip olan şirket oranının yüzde 30 olması şaşırtıcı bir durum değil. Günümüzde iki veya daha fazla bulut platformu kullanan şirket oranı yüzde 45, önümüzdeki 12 ile 24 ay içerisinde bu sisteme geçmek isteyen şirket oranı ise yüzde 65. Katılımcıların sadece yüzde 11’i önümüzdeki iki yıl içinde bulut platformu kullanmayı planlamıyor. Yüzde 7’si ise önümüzdeki iki yıl içerisinde beş veya daha fazla bulut platformunu kullanmayı hedefliyor. Şu anda olduğu gibi önümüzdeki birçok yılda hibrit ve çoklu bulutlar etkisini sürdürmeye devam edecek.

Beş yıldan uzun süredir Red Hat açık hibrit bulut vizyonunu müşterilerine sunmaya devam ediyor. Böylece Red Hat’in müşterileri, çevikliklerini, karşılıklı işlerliği ve iş yüklerinin taşınabilirliğini, fiziksel buluttan genel buluta, tüm BT ortamlarında iyileştirmelerini sağlıyor.

Konteynerler Varlığını Artırmaya Devam Ediyor. Ya Güvenlik?

Konteyner teknolojisinin benimsenmesi özellikle son yıllarda çok arttı ve artmaya da devam ediyor. Ankete göre önümüzdeki iki yıl içerisinde konteyner kullanımı yüzde 89 artacak.

Şirketler artık konteynerlerin sunduğu değeri görüyor ve bu teknolojiyle ilerliyor. Fakat güvenlik ve kullanım kolaylığına dair endişeler bulunuyor. Buna ek olarak birçok BT liderinin konteynerlerin ne olduğu ve ne olmadığına dair birtakım bilgi eksikliği bulunuyor. Cevaplayanların yarısından fazlası, konteynerlerin güvenliğinden emin olmadıklarını ve yalnızca yüzde 42’si ise konteynerlerin kurulumunun kolay olduğunu belirtiyor.

Müşterilerde konteynerlerin performansına dair bazı soru işaretleri bulunuyor. Yapılan testler konteynerlerin performansının sanal makinelerden ziyade sanal olmayan makinelere yakın olduğunu gösteriyor. Ancak cevaplayanların yüzde 45’i konteynerlerin sanal makinelerden daha iyi performansa sahip olduğundan emin olmadıklarını belirtirken, yüzde 12’si ise konteynerlerin sanal makinelerden daha yavaş olduğunu düşünüyor.

Konteynerlerin sunduğu değerler, kullanımının artmasında önemli bir paya sahip. Ankete katılanların yüzde 57’si bugün konteyner kullandıklarını belirtirken, bu yüzdenin büyük çoğunluğu Linux konteynerlerini tercih ediyor. Kullanmayanların yüzde 75’i ise konteynerleri önümüzdeki iki yıl içerisinde kullanmayı planlıyor. Yalnızca yüzde 19’luk bir dilim Windows ve Linux konteynerlerini kullandıklarını belirtirken, yüzde 36’lık bir kısım ise iki konteyneri de iki yılın sonunda kullanmayı hedeflediklerini söylüyor. Bu noktada çoğunluk konteyner teknolojisini kullanırken, iş yüklerinin ne kadarı konteynerler üzerinden gerçekleşiyor sorusu akıllara geliyor. Ankete göre kurumların yüzde 37’si, iş yüklerinin yüzde 10’u veya daha azı için konteyneri tercih ederken, yüzde 38’i konteyner kullanmıyor. Ancak iki yıl içerisinde bu rakamın yüzde 26’ya düşmesi bekleniyor.

İş yüklerinin yarısından fazlasını konteynerler üzerinden yürüten şirketlerin oranı yüzde 13. Bu rakamın da iki yıl içerisinde değişmesi bekleniyor. Yüzde 28’lik bir kesim, iş yüklerinin yarısından fazlasını konteynerlerde, yüzde 47’lik bir kesim ise iş yüklerinin en fazla yüzde 49’unu konteynerde çalıştırmayı planladıklarını belirtiyor.

2019’da Takip Edilmesi Gereken Yeni Teknolojiler

Red Hat, aynı müşterileri gibi yeni teknolojileri yakından takip ediyor. 2019’da müşterilerinin hangi teknolojilere yatırım yapacağını soran Red Hat’e gelen cevaplar arasında ilk üç sırada sırasıyla blok zinciri, sınır veya sis bilişim ve verimlilik araçları yer alıyor.

Peki blockchain’e ilgi ne düzeyde? Ankete katılan müşterilerin yüzde 86’sı 2019’da bütçelerinin bir kısmını blok zincirine ayıracaklarını, yüzde 82’si ise sınır veya sis bilişimi değerlendirdiklerini belirtiyor. Sınır veya sis bilişimini değerlendiren firmalar arasında telekomünikasyon ve finansal hizmetler başı çekiyor. Firmaların yüzde 57’si ise yeni verimlilik araçları arıyor.

Özetle; güvenlik, verinin değeri ve yeni uygulama geliştirme, geliştiricilerin kral (ya da kraliçe) olduğu bu dünyanın en önemli etmenleri olarak dikkat çekiyor.

Güvenlik: BT Liderleri, Sağlayıcıların Bu Alanda İyi Olmalarını İstiyor

Geçen yılda gerçekleşen güvenlik sorunları ve veri ihlalleri göz önünde bulunduran Red Hat, BT liderlerine sağlayıcılarını ve iş ortaklarını seçerken güvenliği göz önünde bulundurduklarını da sordu. Kurumlar, güvenli altyapı ve uygulama mimarilerine yardımcı olacak teknoloji sağlayıcıları mı seçiyorlar? Cevap büyük çoğunlukla evet oldu.

Şirketlerin yüzde 64’ü bir sağlayıcının güvenlik zafiyetlerine verdiği karşılığı ‘son derece önemli’ olarak nitelendirirken; yüzde 30’u ise bu durumun ‘çok önemli’, yüzde iki ise ‘önemli olmadığını’ açıkladı.

Konteyner platform sağlayıcılarını seçerken güvenlik bir kere daha önemli bir etmen oluyor. Cevaplayanların yüzde 85’i, sağlayıcılarını seçerken konteyner güvenliğinin son derece önemli veya çok önemli olduğunu düşünüyor.

Açık kaynak teknolojisini daha güvenli ve stabil yapmak ve desteklemek, ilk günden itibaren Red Hat’in konteynerlere yaklaşım biçimi oldu. Söz konusu bir şirketin ürünü veya açık kaynak uygulaması da olsa güvenlikten asla ödün verilmemesi gerekiyor. Sağlayıcıların da bu noktada müşterilerinin yanında yer alması ve tüm dijital dönüşüm mimarilerini ve yolculuklarını güvence altına alması gerekiyor. Veri miktarı arttıkça, saldırganlar daha da bilinçlendikçe ve saldırgan sayısı arttıkça güvenlik hem çok daha önemli hem de sağlaması çok daha zor olacak.

Özet: 2019 çok önemli bir dönüm noktası olacak
2019 özellikle aşağıdaki alanlarda çok önemli bir yıl olacak:
– Dijital liderlik yalnızca CIO’ların değil CEO’nun ve yönetim kurulunun önceliği olacak. Bu noktada şeffaf bir stratejiye ve bu stratejiyi gerçekleştirmek için gerekli yatırıma sahip olmak çok büyük önem arz edecek.
– Konteynerler hem geliştirici ihtiyaçlarını karşılamak hem de daha hızlı inovasyon yapmak için kurumlardaki önemini artıracak.
– Birbirinden farklı kurum-içi ve genel bulut stratejileri bir araya getirilecek; kurumlar gerçekten hibrit bulut mimarisine yönelecekler.
– Güvenlik hem şirketler hem de onlarla çalışan BT çözüm sağlayıcıları için ‘iyi olanın hayatta kalacağı’ önemli bir etmen olmaya devam edecek.

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?