​2019’da Şirketler Akıllı Veri Yönetimi’ne Odaklanacak

Günümüz dünyası veriye bağlı olarak çok hızlı bir şekilde değişiyor. İster dışarıdan bir müşterinin işlemi isterse de bir çalışanın yaptığı iş olsun her süreç bir veri izi bırakıyor.

İnsan ve makine tarafından oluşturulan veri geleneksel iş verisinden 10 kat daha hızlı artıyor ve makine verisi de geleneksel iş verilerinden 50 kat hızlı artıyor. Her gün değişen veriyi kullanma ve etkileşim içinde olma şeklimiz sonucunda, iş çevikliği ve operasyonel verimliliği iyileştirecek yeniliklerin sayısı da giderek artıyor. Bu ortamda büyük ölçekli şirketlerin bir adım önde olmak ve müşterilerine daha iyi hizmet sunabilmek için Akıllı Veri Yönetimi taleplerini anlaması çok önemli.

Veeam Ürün Stratejisi Başkan Yardımcısı Dave Russell, 2019’da karar vericilerin bilmesi gereken EMEA pazarına yönelik 5 önemli trendi şu şekilde sıralıyor:

– Çoklu bulut kullanımı ve bundan faydalanılması artacak.
– 2019’da flash bellek arzında azalmayla birlikte fiyatlar artacak.
– Kestirimsel Analitik ana akım ve yaygın hale gelecek.
– “Çok yönlü” (ya da genelci) rol BT organizasyonlarının büyük çoğunluğu için yeni işletim modeli haline gelecek.
– İlk 5G ağlarının gelmesi distribütörler ve şifreleme hizmeti sağlayıcılarının (CSP) yüksek hacimli verilerinin toplanması, yönetilmesi, depolanması ve işlenmesine yardımcı olacak yeni fırsatlar yaratacak.

McKinsey & Company’nin bir raporu 2005’ten bu yana Asya’ya doğru olan veri akışının en azından 45 kat arttığını göz önüne seriyor. Kuzey Amerika ve Avrupa gibi kilit bölgelerden gelen veri hızlı bir şekilde sırasıyla 1.000’den 5 bin Gbps’e, 5 binden 20 bin Gbps’e yükseldi. 2005’teyse bu sayılar 100 – 500 Gbps ve 50 Gbps’in altındaydı. Şirketlerin yurt dışında daha fazla operasyonlarının olması ve teknolojiye olan bağlılık hiç olmadığı kadar artıyor. Bu ortamda çoklu bulut kullanımının artması da kaçınılmazdı. IDC, müşterilerin 2021’de bulut bilişim ve ilgili hizmetlere 2016’da yapılanın iki katından fazla; yani yaklaşık 554 milyar dolar harcayacağını öngörüyor. Şirket içindeki veri ve uygulamaların modası geçmeyecek ama verinizin yayılım modelleri şirket için, SaaS, IaaS, yönetilen bulutlar ve özel bulutların artan bir şekilde birbirinin içine geçmesiyle genişleyecek.

Zamanla daha fazla iş yükünün şirket dışında bulunacağını tahmin ediyoruz. Ama bu dönüşüm yıllar içinde gerçekleşecek ve inanıyoruz ki bu gerçeklik için bugünden kendimizi hazır tutmamız çok önemli.

2019 ortasında flash bellek arzının küçülmesi bekleniyor

Bu yılın Ekim ayında Gartner tarafından yayınlanan bir rapora göre 2019 ortasında flash bellek arzının küçülmesi bekleniyor. Çin’in bellek üretiminin artmasına bağlı olarak fiyatların sonradan sabitlenmesi bekleniyor. Daha fazla tedarik ve iyileştirilmiş fiyatlandırma, genellikle en son 14 günlük yedekleme ve çoğaltma verisine ev sahipliği yapan operasyonel kurtarma alanında flaş kurulumunun daha fazla kullanılmasına neden olacaktır. Bu daha büyük flaş kapasitesinin, yedeklenmiş makine görüntülerinin (veya Kopya Veri Yönetimi) anlık montajlanarak daha geniş bir şekilde kullanımına yol açtığını görüyoruz.

Kopya veri yönetimi yetkinliği sunan sistemler daha iyi iş sonuçlarının yanında erişilebilirliğin de ötesinde değer sağlayacak. Yedekleme ve kopya veriden yararlanmaya yönelik örnek kullanımlar DevOps, DevSecOps ve DevTest, Yamalama Testini, Analitiğini ve Raporlamayı içeriyor.

Kestirimsel Analitik pazarının 2022’de 12,41 milyar dolara ulaşması bekleniyor

Kestirimsel Analitik pazarının 2022’de 12,41 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu da yüzde 22,1’lik yıllık bileşik büyüme oranıyla 2017’nin yüzde 272 üstünde olacağı anlamına geliyor. APAC bölgesinin bu tahmin döneminde en yüksek yıllık bileşik büyüme oranıyla büyüyeceği tahmin ediliyor.

Kestirimsel Analitik Telemetri verisini temel alıyor. Gerçekte Makine Öğrenimi’nin (ML) etkin olduğu rehberlik ve öneriler ana akım ve yaygın hale gelmesi en olası kategorilerden biri olacak.

Makine Öğrenimi öngörüleri yeni değil. İşletmelerin kurduğunuz ve sorumlu olduğunuz altyapılarından daha çok faydalanmaları için örnek uygulama yapılandırmaları ve kurallarını da içeren imza ve parmak izlerini kullanmaya başladıklarını göreceğiz.

Kestirimsel Analitik ya da Tanılayıcı kesintisiz çalışan operasyonları gerçekleştirmemize yardımcı olurken sistemlerin en iyi şekilde kullanılması için uygulanan yönetimsel yükü de azaltacak. Bu yetkinlik BT organizasyonlarının giderek daha fazla veri ve daha sıkı hizmet seviyesi hedeflerine sahip daha çeşitli bir çevreyi yönetmesi gerektiğinden hayati önem taşımaktadır.

Kestirimsel Analitik ana akım haline geldikçe SLA’ler (Hizmet Seviyesi Anlaşmaları) ve SLO’lar (Hizmet Seviyesi Hedefleri) artıyor. İşletmelerin SLE’leri (Hizmet Seviyesi Beklentileri) ise daha da yükseliyor. Bu da daha fazla yardıma ve işletmenin bizden beklediğini sağlamaya yaracak daha fazla istihbarata ihtiyacımız olduğu anlamına geliyor.

Dijitalin geleceği hala analog: İnsan

İlk iki trend teknoloji odaklıyken dijitalin geleceği ise hala analog: İnsan. Yeni, çökmekte olan kurumlar için altyapı ve açık bulut + SaaS ile birleşen yetenek kısıtı, çok çeşitli disiplinlerde arka plana sahip daha kapsamlı teknisyenlere ve giderek daha büyük bir işletme bilincine de yol açıyor. Örneğin, Singapur’daki BT istihdam pazarı yüksek seviyelerde işe alımlara devam ediyor.

Standardizasyon, yönetim ve otomasyon bunu hızlandıracak katkı yapan etmenler. Çok daha yetenekli sistemler yöneticilerin derin bir uzmanlıktan ziyade daha yatay bir görünüm almasına izin veriyor. Uzmanlaşma elbette önemli olmaya devam edecek. Ancak BT iş sonuçlarının giderek daha temel bir hal alması nedeniyle, BT yeteneklerinin de aynı şekilde daha geniş iş alanlarını anlaması ve birçok BT alanında katma değer sağlaması gerekliliği anlamına geliyor.

Bu trendlerin önümüzdeki yıl statükoyu zorladığını görsek bile dünyanın her köşesindeki şirketler için daima akılda kalacak iki ana etmen var.

– Eskiden kalma yedekleme yaklaşımları ve çözümlerinden kaynaklanan hayal kırıklıkları.
– 3 C’nin (Cost / Maliyet, Complexity / Karmaşıklık ve Capability / Yetenek) sorunları.

Pazarın ilk 3 şirketi 2019’da da pazardaki payını kaybetmeye devam edecek

Gerçekçi olmak gerekirse pazarın en büyük sağlayıcısı son 10 yıldır devamlı payını kaybediyor. Şirketler giderek artan oranda eski çözüm / ürün sağlayıcılardan uzaklaşarak Veeam gibi günümüzün veri ile yönetilen çağında başarılı olmak için gereken becerileri sunan çok daha çevik, dinamik ve farklılaşan tedarikçileri tercih ediyor. Cognizant tarafından yayınlanan bir rapora göre APAC bölgesindeki şirket yöneticilerinin yüzde 82’si iş dünyasının geleceğinin akıllı makineler olduğuna inandığını ortaya koyuyor.

Bu 3 C, veri merkezlerindeki çalışanların, diğer tedarikçilerin sunduğu hizmetlerden memnun olmama sebebi olmaya devam ediyor. Açık konuşmak gerekirse bir sanal makine görüntüsüne yedekleme hızı, kurtarma hızı ya da anında destek şeklinde kendini gösteren haddinden fazla harcamalar, gereksiz karmaşa ve yetenek eksikliğidir. Bu 3 temel kriter kurumların yedekleme çözümlerini artırmaları ya da tamamen değiştirmeleri gerektiğinin ardında yatan nedendir.

Avrupa bir Gigabit Toplumu’na dönüşecek

2019’un ilk aylarında ABD’deki CES ve Barselona’daki MWC’de ilk 5G özellikli cihazların pazara sunulduğuna şahit olacağız. 5G’nin makineden makineye iletişimde ve IoT (Nesnelerin İnterneti) teknolojisinde işletmeler tarafından hızla benimseneceğine inanıyorum. Tüketici mobil ağlarının hızları muhtemelen çoğumuzun ihtiyacından fazla olan bir noktaya ulaştı.

2019’da tam anlamıyla standart hale getirilecek ve test edilecek teknolojinin yılı olacak. Gelecekte çıkacak teknolojilere de uygun olarak tasarlanacak cihazlara çok daha fazla rastlanacak ve Avrupa bir Gigabit Toplumu’na dönüşecek.

Tedarikçiler ve Bulut Hizmet Sağlayıcıları için heyecan, 5G ya da onu destekleyen altyapılardan yararlanan yeni ciro fırsatlarının gelmesiyle artacak. Yüksek hacimlerdeki verinin gerçek zamanlı, daha hızlı işlenmesi, yeni donanım ve cihaz ihtiyaçları ve veri yönetimi için yeni uygulama fırsatları sunacak ve edge bilişimi çevresinde dönen konuşmaların da basitleşmesine yardımcı olacak.

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?