Lenovo Yoga C940 İncelemesi: Dizinizin Üzerindeki Akrobasi Ustası

Lenovo’nun Yoga C940 modeli dizüstü bilgisayarı, kullanım beklentinize bağlı olarak neredeyse her şekle girebilen yüksek çözünürlüklü ekranıyla dikkat çekiyor.

League of Legends Dünya Şampiyonası, her yıl heyecanla beklediğim spor etkinliklerinin başında geliyor. Çoğu 90 dakika boyunca tek bir golün atılmadığı derbileri hasretle beklerken, ben dakikada 200 farklı karar verip uygulayabilen, 3. dakikada başlayan aksiyonun oyunun sonuna kadar devam ettiği bu beşer kişilik takım karşılaşmalarına bayılıyorum. Yaklaşık 1 ay boyunca dünyanın en iyilerinin kapıştığı bir organizasyonu izlemek ayrı bir keyif.

İşte Lenovo Yoga C940 da tam böyle bir turnuva döneminde test ortamımıza konuk oldu. İyi de oldu, çünkü beşerli seride müsabakaların bazen toplamda 5 saate kadar uzadığı böyle bir heyecanda bana eşlik edecek bir alet bakınıyordum.

Bize gelen Yoga C940, 14 inçlik dokunmatik ekrana 3840×2160’lık 4K çözünürlüğü sığdırmış, 1,3 kiloluk bir modeldi. Intel Core i5-1035G4 işlemciyle, 8 GB RAM ve 240 GB sabit diske sahip olan cihazın performansı kendi sınıfı için ortalamalarda geziyor. Biz buna mobil üretkenlik için yeterli diye bir sıfat bulduk. Üzerine güncel oyun atmadığınız sürece üstesinden gelemeyeceği gündelik iş yok demek.

Cihazın şık tasarımı haricinde kendine özgü bazı ayırıcı özellikleri de var. Mesela Dolby Atmos ses sistemini menteşenin ortasına, ızgaraları size bakacak şekilde düzlemsel yerleştirmişler. Böylece ses daha bir canlı, doğrudan geliyor. Cihazın yanına iki tane USB-C yuvasının yanında bir tane de standart USB yuvası yerleştirmişler ki kablosuz fare ve yazıcı vb bağlamak isteyenler üzülmesin. Kamerasının yanında bir çıtçıt var, kenara çekerseniz kameranın önünü fiziksel bir bariyerle kapatıyor. Arkadan aydınlatmalı ergonomik klavyede de nihayet CTRL tuşunu sol alt köşeye, FN tuşunu onun yanına almışlar. Lenovo bunu düzelteli ne kadar oldu bilmiyorum ama İngiltere’de trafiğin sağdan akması gibi Lenovo’ya her yeni gelenin önce bir FN yerine CTRL tuşuna basmaya alışması gerekiyordu. Klavyenin sağ altında güvenlik için parmak izi okuyucusu da yer alıyor.

İki Cambaz Bir Ekranda Gayet Güzel Oynuyormuş

Gelelim cihazın en güzel tarafına, yani ekranına. 500 nit parlaklığa kadar çıkabilen ekran Yoga serisinin özel menteşeleri sayesinde tam 360 derece dönebiliyor. Yani isterseniz dizüstü ekranını tam ters çevirip sırt sırta vererek cihazı tablete dönüştürebiliyor, ya da ara bir açıda bırakıp V şeklinde yemek masasının üzerine koyup ekranda olan biteni izlemeye devam edebiliyorsunuz. LoL serilerini izlerken bu açılımlar gerçekten çok işime yaradı. Normal bir dizüstü olsa gezdiğim onca oda ve mekan arasında koyacak bir yer bulamazdım. Aynı şey Zoom görüşmeleri için de geçerli.

Ekranı ters çevirdiğinizde cihaz tablete dönüşüyor demiştim. 16:9 ekranların tablete dönüşmesi açıkçası biraz tuhaf oluyor, böyle insana fazlaca uzun gelen bir formla karşılaşıyorsunuz. Ama bu da bir işe yarasın diyerek cihazın arkasına bir kalem yerleştirmişler. Kalemi de kasaya o kadar güzel gizlemişler ki, varlığını 2 hafta sonra fark edebildim. Menteşenin sağ arkasında bir küçük tırnak var, merak edip bu ne diye çekerseniz önce bir hareket ediyor. Aleti bozduk mu ya acaba diye önce bir irkiliyorsunuz, biraz daha asılınca kalem ortaya çıkıyor. Yaklaşık 10 santimlik, üzerinde farklı görevler atayabileceğiniz iki adet düğmesi olan, 4096 kademe basınç sensörüne sahip kalemin şarj derdi de yok. Yuvasına takınca üzerindeki iki pinle dizüstü bataryasından beslenip keyfine bakıyor.

Her Şey Çok Güzel Ama Pil Ömrü Beklentimizin Altında

Bütün bunlar çok güzel. Ama cihazın eleştirilecek bazı yönleri de var. Mesela adaptörü böyle bir cihaz için yeterince pratik değil. Tamam küçük ve hafif ama normal güç bloğu gibi eklemeli kablo gerektiriyor. Oysa Huawei bu işi ne güzel çözmüştü.

Bir diğer beklenmedik dert de Ultra HD ekran çözünürlüğü tercihi sonucunda kendini belli etti. Yüksek çözünürlüklü görüntülerle yoğun biçimde uğraşmanızı gerektiren bir işiniz yoksa, normal kullanımda bile ekrandaki fazla pikseller standart Full HD ekrana oranla daha fazla güç çekiyor. Bu da pil ömrüne yansıyor. YouTube üzerinden video izlerken daha 5 saat olmadan cihazın kapanmaması için pili şarja takmak gerekiyordu ki, bu bence böyle bir cihaz için beklentilerin altında bir sonuç. Normal kullanımda bu süre uzuyor ama asla 10 saat gibi değerlere dokunmuyor.

Cihazı beğendiyseniz ama daha iyi pil performansı bekliyorsanız, daha ucuz olan Full HD çözünürlüklü varyasyonu değerlendirebilirsiniz.

Sonuç: Uzun Ömürlü Pil mi, Yüksek Çözünürlüklü Ekran mı?

Lenovo Yoga C940 şekilden şekle girebilen parlak ve yüksek çözünürlüklü ekranı, bağlantı çeşitliliği, ergonomik yapısı ve beraberindeki kalemiyle mobil verimlilik adına yüksek vaatleri olan bir cihaz. Sağlam görünümü ve rahat kullanımıyla kullanıcısına uzun yıllar hizmet edecek bir alet görüntüsü çiziyor. Ama daha iyi pil ömrüne sahip olabilirdi.

Ultra yüksek çözünürlüklü ekranın beraberinde getireceği faydaları önemsiyorsanız ve ofis odaklı kullanımda 7 saate yaklaşan pil ömrü size yetecekse, Lenovo Yoga C940’ı tercih listenize alabilirsiniz.

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?