İnsan Bilincini Aşan Yapay Zeka Geliştirmek Etik Mi?

“Son yıllarda teknolojinin, özellikle yapay zekanın gelişimi ve bizim onu benimsememiz o kadar hızlı oldu ki, artık yapay zekadan ne beklediğimizi bile net olarak göremez olduk” diyor konuk yazarımız Hakan Arıbaş, ve soruyor: İnsan bilincini aşan bir yapay zeka geliştirmek etik mi?

Yapay Zeka her yerde karşımıza çıkmaya başladı. Hatta pek çok durumda farkına bile varmadan onunla temas ediyoruz. Kullandığımız arabanın navigasyon sisteminde, ulaşıp derdimizi anlatmaya çalıştığımız müşteri hizmetleri sistemlerinde, çevrimiçi müzik dinlediğimiz Apple Music ve Spotify gibi servislerde, hatta çocuklarımıza aldığımız oyuncaklarda bile yapay zeka ile etkileşime giriyoruz

Son yıllarda teknolojinin, özellikle yapay zekanın gelişimi ve bizim onu benimsememiz o kadar hızlı oldu ki, artık yapay zekadan ne beklediğimizi bile net olarak göremez olduk. Bu durum daha önce yüzleşmemiz gerekmeyen bir soruyu da beraberinde getirdi: İnsan bilincini aşan bir yapay zeka geliştirmek etik mi?

Bu alanda yapay zekanın iyi bir şey olduğuna inananlar ve insanlığın sonunu getireceğini savunanlar olmak üzere iki temel fikir var (ed: bu konuyu sitemizdeki şu makalede etraflıca ele almıştık). Yapay zeka savunucuları, kendi kendini yöneten akıllı makinelerin nükleer reaktörlerde çalışmaktan, mayınların temizlenmesine, uzayda insanlar için tehlikeli görevlere gidilmesine kadar insan hayatını korumaya yönelik işlerde çalışabileceğini söylüyor.

Türkiye’de akademik olarak uzun yıllardır yapay zeka alanında çalışan, yüksek lisans öğrenciliğim yıllarında benim de hocam olan Prof. Dr. Cem Say buna gönülden inananlardan birisi.

“Yapay Zeka Nükleer Silahtan Daha Tehlikeli”

Bununla birlikte aksi görüşte olanlar, uygunsuz şekilde yönetilen yapay zekanın muhtemelen insan ırkının sonunu getirmek de dahil olmak üzere istenmeyen sonuçlara yol açabileceğini iddia ediyor. Bu görüşte olan Amerikalı ünlü girişimci ve iş adamı Elon Musk ateşli bir şekilde yapay zekanın insanlığın sonunu getirecek potansiyele sahip olduğunu söylüyor.

Geçen sene Austin Texas’ta düzenlenen South by Southwest teknoloji konferansında “yapay zeka nükleer silahtan bile daha tehlikeli” sözleriyle bu görüşünü çarpıcı bir şekilde dile getirmişti.

HPE Labs’ta şef bilim adamı olarak çalışan Kirk Bresniker da Cem hocam gibi düşünenlerden. Kendi yarattığımız yapay bilincin bize karşı bir tehlike içerdiğini düşünmediği söyleyen Kirk, yapay bilinç arayışının peşinden koşmayı etik olarak doğru buluyor. Makinları, işlerimizi kolaylaştırmak için kullandığımız basit araçlardan, bize tehlikeli işlerde yardımcı olacak bilinçli ortaklara doğru ilerletmek gerektiğine inanıyor.

Biyolojik yapımızdan dolayı insanlar olarak sınırlı kaldığımız alanlara, bölgelere veya çevrelere gidebilen bir yapay bilince sahip makineler gelecekte kaçınılmaz olacak.

Santa Clara Üniversitesi’nde Markkula Center Uygulamalı Etik bölüm direktörü olan Irina Raicu yapay zeka tartışmalarına tamamen farklı bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Irina yapay zekanın insanlarla aynı ahlaki değerlere sahip olup olmayacağını, bu nedenle insanlarla birlikte bir varoluşun mümkünlüğünü sorguluyor ve bu konuda ciddi şüpheleri olduğunu söylüyor

Yapay zeka denince sadece daha akıllı araçlar mı anlamalıyız, yoksa insana destek olacak bir yardımcı mı? Henüz bu tanım net değil. Bu konuda aşağıda sıraladığım kaynaklardan daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

Yazıyı bitirirken, son olarak sizi aşağıdaki videoyla baş başa bırakayım.

Hakan Arıbaş Kimdir?

1973 yılında Erzurum’da doğdu. İlkokulu Bursa, ortaokulu Malatya, liseyi Kars’ta okuduktan sonra üniversite sınavında Türkiye 64’üncüsü olarak girdiği İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği‘nden 1995 yılında mezun oldu. Ardından İTÜ Kontrol ve Bilgisayar Mühendisliği yüksek lisans programını tamamladı.

1993’te İTÜ’de öğrenci yıllarında part-time olarak başladığı profesyonel çalışma hayatında Netaş, Pamukbank, MKK, Avea, Turkcell gibi farklı şirketlerde yazılım mühendisliği, proje yöneticiliği, Unix/Windows/Storage/Backup sistem yöneticiliği, IT altyapı müdürlüğü gibi pek çok farklı rolde çalıştı.

2014’ten bu yana Akbank IT Sunucu ve Mobil Sistemler Yönetimi Grup Müdürü olarak görev yapmaktadır.

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?