İndus Danışmanlık Değişim İçin Yön Gösteriyor

Kurumların dijital dönüşüm başta olmak üzere yeni dünya düzenine hızla odaklanabilmesi için gerekli olan kültürel değişim ve yetkinlik geliştirmesinin en kolay yolu, eğitim.

Enterprise Next röportajlarında bu defa konuğumuz 20’inci yılını kutlayacak olan İndus Danışmanlık Kurucusu M. Efsun Yüksel Tunç oldu. İndus Danışmanlık; bilgili, deneyimli ve sonuç odaklı yaklaşımıyla çalıştığı birey ve kurumların hedeflerine ulaşmalarını sağlamak için farkındalık yaratmayı ve değişim için yön göstermeyi misyon edinen köklü bir profesyonel eğitim ve yönetim danışmanlığı şirketi. Dijital dönüşümünü salgın dönemi öncesi tamamlayan şirketlerden biri olarak süreci çok iyi yöneten İndus Danışmanlık, eğitim ihracatı gerçekleştirdikleri İngiltere, Yunanistan, İspanya, Hollanda, Burkina Faso gibi ülkelere yenilerini ekleyerek uluslararası alanda sürekli büyüme stratejisiyle ilerliyor.

Farklılaşma insan odaklı olmalı

Dijital çağın hızla dönüştürdüğü dünyada kurumların iş güçlerinin kariyer, eğitim, sağlık gibi alanlardaki ihtiyaçları gün be gün değişiyor. Hayat boyu devam eden merak ve öğrenme iştahının başarıya götürdüğü iş hayatının da bu dönüşüme hızla adapte olması gerekiyor. Kurumların dijital dönüşüm başta olmak üzere yeni dünya düzenine hızla odaklanabilmesi için gerekli olan kültürel değişim ve yetkinlik geliştirmesinin en kolay yolu ise eğitim. 2021 yılında 20’inci yılını kutlayacak olan İndus Danışmanlık; bilgili, deneyimli ve sonuç odaklı yaklaşımıyla çalıştığı birey ve kurumların hedeflerine ulaşmalarını sağlamak için farkındalık yaratmayı ve değişim için yön göstermeyi misyon edinen köklü bir profesyonel eğitim ve yönetim danışmanlığı şirketi. Dijital 1.0 denen yeni dünya düzeninde şirketlerin dijital dönüşüme geçiş aşamasını hızla tamamlamaları gerektiğini anlatan İndus Danışmanlık Kurucu Danışmanı M. Efsun Yüksel Tunç, iş dünyasının buna adapte olmasının zorunlu olduğunun altını çiziyor. Tunç, kurumların dijital dönüşümünde insan kaynakları (İK) uygulamalarının önemine dikkat çekerek, özellikle salgın şartları sebebiyle online eğitimlerin öne çıktığını ve bu şartlara uygun doğru eğitimler almanın gerekliliğine dikkat çekiyor.

Farklılaşma insan odaklı olmalı Müşteri deneyiminin belki de hiç olmadığı kadar önemli hale geldiği bir dönemden geçtiğimizi belirten Tunç, “Sistemler kuruluyor ancak o sistemleri kullanacak olanlar yine kişiler. Şirketlerin çağrı merkezlerine müşteri deneyimi için eğitimler veriliyor. Hizmet sektöründen üretim sektörüne kadar tüm sektörlerde çağrı merkezine telefon geldiği anda orada çalışanların insana dokunabilmesi çok kıymetli. Son kullanıcıya ürün satan firmaların da yine insan odaklı olarak farklılaşması gerekiyor. Pek çok farklı sektöre danışmanlık yapan bir firma olarak pandemi döneminde e-ticaret ve lojistiğin büyük yükselişini önceden görmüştük ve süreç içinde buna hep beraber tanıklık ettik,” diyor.

Türk insanı, deneyimlerini daha çok dokunarak gerçekleştiriyor

Dijital dönüşümünü salgın dönemi öncesi tamamlayan şirketlerden biri olarak süreci çok iyi yöneten İndus Danışmanlık, salgın ile birlikte bunu avantaja çevirerek online eğitim ve yönetim hizmetlerinde başarı yakalayan şirketlerden biri olarak öne çıkıyor. Bu sayede 2020 yılını başarıyla kapattıklarını ve 20’inci yıllarını kutlayacakları 2021 yılına yeni projeleriyle hazırlandıklarını söyleyen Tunç, eğitim ihracatı gerçekleştirdikleri İngiltere, Yunanistan, İspanya, Hollanda, Burkina Faso gibi ülkelere yenilerini ekleyeceklerini ve uluslararası alanda sürekli büyüme stratejisiyle ilerleyeceklerini belirtiyor. Oyunlaştırma, eğitimin yükselen değeri Tunç, gelecekte kurumsal eğitimlerde yapay zekaların çok daha aktif olacağını, oyunlaştırılmış formlarda daha da yüksek kaliteli işlere ulaşılacağını öngörerek şu değerlendirmelerde bulunuyor: “Yapay zeka, insansı robotlar bir kurgu öğesi olmaktan çıkıp hayatımızın bir gerçeği olmaya doğru hızla ilerliyor. Yapay zekadan ve robotlardan korkmak yerine onlarla yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Teknoloji ile insani duyguları birleştirmek bu noktada son derece önemli.

Türk insanı, deneyimlerini daha çok dokunarak gerçekleştiriyor. Bu, sanal ortamda dahi dokunabilme talebini ortaya çıkarıyor ve bu beceri üzerinden ilerlemek eğitimlerde daha kolay olabiliyor. Önümüzdeki dönemlerde, eğitimlerde giyilebilir teknolojileri de hayatımıza hızlıca katmamız gerekeceğini düşünüyorum. Oyunlaştırma, eğitimin yükselen değeri artık” dedi.

M. Efsun Yüksel Tunç ile gerçekleştirdiğimiz sohbet aşağıdan izleyebilirsiniz.

 

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?