Gökhan Ahi: “Baroda Dijital Dönüşümü Hayata Geçireceğiz”

İstanbul Barosu’nun Ekim ayında yapılacak seçimlerinde başkanlık için adaylığını koyan M. Gökhan Ahi, “Veri Temelli Yönetim” yaklaşımıyla gerçekleştirilecek dijital dönüşüm vaadiyle geliyor.

Gökhan Ahi, Türkiye’de özellikle bilişim hukuku denilince akla ilk gelen isimlerden biri. Binlerce yıllık geçmişe sahip hukuk disiplininin, kendisine kıyasla henüz bebeklik çağını yaşayan bilişim ve internet kavramını anlaması ve uyum sağlaması için çaba gösteriyor. Üstelik hayatın her alanını hızla değiştiren bu kavramın, kendi mesleğini de değiştirebileceğinin farkında.

Gökhan Ahi, bu yıl Ekim ayında yapılacak olan İstanbul Barosu seçimlerinin başkan adaylarından biri. Vaatlerinin önemli bir kısmını “Veri Temelli Yönetim” adını verdiği anlayışla baronun dijital dönüşümünü gerçekleştirmek olarak açıklıyor. “Bugün İstanbul Barosu’nda avukatlarla ilgili bilinen tek veri, sadece avukat sayısı ve iletişim bilgileri” diyor Ahi. “Oysa, avukatlık ve danışmanlık hizmetleri tüm dünyada dev bir sektör. Pek çok alanda veri toplayarak ve bu veriyi uygun biçimde işleyerek mesleğin ve sektörün sorunlarını tespit edebilir, mesleğin geleceğini okuyabilir, önümüzdeki tehdit ve fırsatları çok daha net olarak görebiliriz. Tüm bu hedeflerin gerçekleşmesi için ihtiyaç duyduğumuz şey vizyon ve teknolojiye hakimiyet.”

Ahi’nin vizyonunda tüm bunları yapabilmek için atılması gereken adımlar da belli. “Meslektaşlar arasında bilgi paylaşımı için kurum içi intranet portalı geliştirilmesi, barodaki teknolojik altyapının yenilenmesi, çağrı merkezi modelinden esinlenen baro iletişim merkezi, canlı hukuk eğitimleri, haftalık bültenler, avukat yardımlaşma ağı, kimliğe alternatif QR kod kullanımı, baronun tüm birimlerine elektronik başvuru yolunun açılması ve çok daha fazlasını adım adım hayata geçirebiliriz” diyor Ahi. Tüm bunları bir araya toplayan ve erişilebilir kılan bir mobil uygulama projesiyle taçlandırmak istiyor.

Ahi, bunu başardıklarında sadece İstanbul Barosu’na veya avukatlık mesleğine değil, Türkiye’deki diğer tüm meslek gruplarına da örnek olacak bir yapı ortaya koyacaklarından emin. “Sadece bir söz dalaşının mahkemeye taşınmasıyla ortaya çıkan masraf ve iş gücü yükü 40 bin liraya kadar çıkıyor” diyor Ahi. “Oysa elimizdeki veriyi doğru işleyerek, iletişim araçlarını düzgün kullanarak, meslektaşlar ve paydaşlar arasında koordinasyon sağlayarak birbirimizden haberdar olabilir, tecrübelerimizi aktarabilir, pek çok yorucu ve zaman alan süreci çok daha kolay ve işlevsel hale getirebiliriz. Bunun sonucunda sadece biz değil, tüm ülke fayda görecektir.”

Gökhan Ahi’nin adaylığında ortaya koyduğu vaatlerin bilişim ve dijital dönüşüm özelinde yer alan başlıkları kabaca böyle. Elbette hukuka dair diğer konularda da vaatleri ve yapacakları vardır, ancak biz konunun uzmanı olduğumuz tarafında kalmayı ve konuşmayı tercih ettik. Güzel bir vizyonla süslediği bu zorlu mücadelede kendisine başarılar diliyoruz.

Daha fazla detay için bu adresi ziyaret edebilirsiniz.

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?