Artan Rekabet Koşulları, Şirketleri Otomasyona ve Sürdürülebilirliğe Yöneltiyor

İmalat sektörünün başlıca kaygısı kalite ve verimliliği artırmaya yönelik otomasyon yatırımları olurken sürdürülebilirlik yaklaşımı yatırım planlarında en üst sırada yer alıyor. Küresel oyunculardan ve pazara yeni girenler sebebiyle artan rekabete yönelik üreticiler başarılı dijital dönüşüm projeleriyle yanıt veriyor.

Fujitsu tarafından yayınlanan yeni davranış anketine göre, yoğunlaşan küresel rekabet, yerleşik üreticileri çalışma şekillerinde hızlı değişiklikler yapmaya itiyor. 17 ülkede1 ICT liderleri tarafından kullanılan üretim teknolojisine ilişkin çalışma, kalite ve verimliliği artırmak için otomasyonun başlıca kaygıları olduğunu teyit ediyor ve sürdürülebilirliğin yeni ICT yatırımları için de en üst sırada yer aldığını gösteriyor.

Üreticiler, COVID-19 şokuna yanıt olarak iş esnekliği ve çevikliğine yeniden odaklanıyorlar. Üretimde otomasyon, bunu başarmak için kritik bir yol olarak karşımıza çıkıyor. Üreticiler, gelecek 12 ay içinde yapmayı planladıkları yatırımın dörtte üçünü (yüzde 76,8) otomasyona yapacaklarını belirtiyorlar. Ayrıca sürdürülebilirlik, üretim liderlerinin dikkatini giderek daha fazla çekiyor (BİT harcamaları üzerindeki etkide üçüncü sırada yer alıyor). Fujitsu’nun araştırmasından elde edilen bulgular, üreticilerin, gezegeni önemseyen markalar için artan tüketici tercihine yanıt verdiğini gösteriyor.

Yoğunlaşan rekabet, sürekli ve başarılı dijital dönüşümü teşvik ediyor

Fujitsu’nun bulguları, üreticilerin yüksek ve artan düzeyde rekabet yaşadıklarını ve dönüşümü yönlendiren rekabet baskısını hissettiklerini gösteriyor. Dörtte üçünden fazlası (yüzde 75,8) aşırı veya çok rekabetçi küresel oyuncular tarafından baskı altında olduklarını söylerken sadece beşte biri (yüzde 21,7) bu baskıyı duymadıklarını belirtiyor. Her on üreticiden yedisi (yüzde 68,7) pazara yeni giren markalardan ve pazar payını ele geçirme niyetinde olan yıkıcı rekabet yaşıyor.

Üreticiler bu zorlu duruma, başarılı dijital dönüşüm (DX) projeleriyle giderek daha fazla güçlenen sürekli inovasyonla yanıt veriyor. Fujitsu tarafından araştırılan 17 Dijital dönüşüm sonucu arasında, yanıt verenlerin yüzde 80’i sonuçların beklentileri karşıladığını veya aştığını söylüyor. Kayda değer başarılar arasında, atık azaltma ve kalite iyileştirmenin yanı sıra güçlendirilmiş rekabet gücü, yeni ekosistem iş modellerinin etkinleştirilmesi, güçlendirilmiş müşteri ilişkileri ve artırılmış çeviklik sayılabilir. Bu başarıların teşvik ettiği dijital dönüşüm yaşayan şirketin hızı artıyor ve üreticiler önümüzdeki 12 ay içinde daha yaygın DX yatırımları yapmayı planlıyor. Raporda incelenen 36 operasyonel alanın tamamında en az yüzde 30’u DX’e önemli veya büyük yatırımlar yapıyor.

BT ve OT (Operasyonle Teknolojiler) entegrasyonu, bir sonraki adım

Fujitsu COLMINA İş Birimi Başkanı Yuuki Yamamoto şunları söylüyor:
“Küresel üretim davranışları anketimiz, otomasyonun önemini birden fazla göstergede vurguluyor, ancak bunun kalite ve verimlilik üzerindeki etkisi üreticilerin önceliklerinde en üst sırada yer alıyor. Üretimde dünyanın önde gelen BİT entegratörlerinden biri olan Fujitsu’nun bakış açısı, bir sonraki önemli adımın BT’yi OT ile entegre etmek olduğudur. Bugün, dünyadaki birçok fabrikada büyük ölçüde ayrı kalıyorlar. Özellikle, mühendislik tasarım teknolojisinin fabrika üretim bölümü operasyonları ile entegrasyonunu, üreticilerin yeni kalite ve verimlilik seviyelerine ulaşmaları için bir fırsat olarak görüyoruz ve anketimizin gösterdiği gibi, bu yaklaşım sektörümüz için çok önemli bir hedef.”

Katılımcıların üçte ikisinden fazlası (yüzde 69,3) en yüksek önceliğin üretim uygulamalarında ürün kalitesini iyileştirmek olduğuna ve bunu kullanım oranlarıyla (yüzde 67,6) verimliliği artırmak olduğuna inanıyor. Araştırmada, güvenliğin tüm yönlerini geliştirmek üçüncü en yüksek öncelik olarak gözüküyor. Bu durum, artan BİT harcamaları için siber güvenliğin bir numaralı öncelik olduğu gerçeğinin altını çizen bir bulgu.

Belirli teknolojiler açısından dijital dönüşüm sonuçlarına ulaşmak için “kurumsal uygulamalar” çok önemli olarak görülüyor. Bugün, en yaygın iki uygulama olan Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) ve Sipariş İşleme yazılımı, yol haritasının hayati bir parçası olmaya devam ediyor. Ancak değişim yolda. Üreticilerin üçte ikisi (yüzde 67,4) COVID-19 nedeniyle tedarik zincirlerini ve üretim tesislerini çeşitlendirmeyi beklerken, işletmelerine esneklik ve uyarlanabilirlik kazandırmak için hareket ediyor. Bu durum, üreticilerin önümüzdeki 12 ay için öngördükleri somut uygulama yatırım planlarına yansıyor. Bunlar sırasıyla; envanter ve sipariş yönetimi, müşteri hizmetleri, Tedarik Zinciri Yönetimi (SCM) ve Müşteri İlişkileri Yönetimi’ne (CRM) doğru gidiyor.

Noktasal üretim uygulamaları söz konusu olduğunda, son 12 ayda üretim tesisi verilerine yatırımın öncelikli olduğu görülüyor. Araştırmadan çıkan bulgulara göre, önümüzdeki yıl fabrika otomasyonuna ve ardından üretim tesisi verilerinin dördüncü sıraya düşmesiyle birlikte önleyici bakım ve tesis bakımına doğru yönelineceğini gösteriyor. COVID-19’a karşı önlemlere yapılan yatırımlar yüksek kalmaya devam ediyor, ancak şu anda yatırım için beşinci sırada yer alıyor, bu da birçok üreticinin pandeminin yüksek uyarı seviyesinin geçmiş olabileceğine inandıklarını gösteriyor.

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?