Yapay Zekâ Asistanlarının Yükselişi

Türkiye’de her 10 tüketiciden 8’i yapay zekâ asistanı sunan uygulamaları daha sık kullanacağını söylüyor.

Araştırma şirketi DORinsight’ın yaptığı ankete göre katılımcıların yüzde 80’inden fazlası, iyi bir yapay zekâ asistanı sunulması durumunda mevcut uygulamaları daha sık kullanacağını, %84’ü ise önümüzdeki altı ayda yapay zekâ kullanımını artırmayı planladığını belirtiyor. İşte araştırmadan çıkan çarpıcı sonuçlar.

DORinsight’ın gerçekleştirdiği yeni bir araştırmaya göre, Türkiye’deki tüketicilerin yüzde 80’inden fazlası, düzenli kullandıkları bir uygulamayı iyi bir yapay zekâ asistanı sunması durumunda daha sık kullanacağını belirtiyor. Telekomünikasyon sektöründe tüketicilerin yüzde 62’si yapay zekâ asistanlarını mevcut uygulamalara ve hizmetlere yararlı bir katkı olarak görüyor; alışveriş, seyahat ve finansal hizmetlerde de benzer düzeyde ilgi söz konusu.

Araştırmanın bulguları, doğrudan tüketicilere hizmet sunan işletmelerin, bağımsız yapay zekâ platformlarının yanı sıra insanların hâlihazırda kullandığı hizmetlere de faydalı yapay zekâ özellikleri eklemesi için bir fırsat olduğunu gösteriyor. Bu dönüşümün üç temel faktör tarafından şekillendirilmesi bekleniyor: günlük kullanılan hizmetlere entegrasyon, yerel pazara uyarlanma ve reklamcılıkta açık bir değer alışverişi.

Yapay zekâda marka bilinirliği hâlâ birkaç lider marka etrafında yoğunlaşıyor. Tüketicilerin aklına ilk gelen markalar arasında ChatGPT ve Gemini başı çekerken Grok, Claude, Yandex AI ve DeepSeek gibi markalar onları takip ediyor. Ancak bu gruptaki hiçbir marka henüz üçüncü sıradaki yerini kalıcı olarak sağlamlaştırabilmiş değil.

Araştırma, Temmuz 2026’da 1.015 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Yapay zekâ asistanları, tüketiciler için yeni bir arayüz olabilir

Bu fırsatın temelinde, hâlihazırda oldukça yaygın olan yapay zekâ kullanımı bulunuyor. Araştırmaya katılanların yarısından azı başlangıçta kendisini yapay zekâ kullanıcısı olarak tanımlamadığını belirtse de yaklaşık üçte ikisi en az bir yapay zekâ hizmeti kullandığını söylüyor. Üstelik kullanımın daha da artması bekleniyor. Katılımcıların %84’ü önümüzdeki altı ayda yapay zekâyı daha sık kullanmayı planladığını ifade ediyor.

Yapay zekâ asistanlarına talep, tüketicilerin pratik işler için düzenli kullandığı hizmetlerde özellikle belirginleşiyor.

Katılımcıların yüzde 80’i, ürün veya hizmet araştırırken yapay zekâ kullanabileceğini söylerken, yüzde 39’u doğrudan yapay zekâ üzerinden alışveriş yapmaya açık olduğunu belirtiyor. Yapay zekâyı alışverişle ilgili amaçlarla kullanan tüketicilerin yüzde 42,5’i, yapay zekânın önerisi üzerine en az bir kez satın alma yapmış durumda. Yüzde 18,4’ü ise bu şekilde ara sıra veya daha sık alışveriş yaptığını söylüyor.

Tüketicilerin yapay zekâ destekli alışverişten beklediği faydalar oldukça pratik. Katılımcıların yüzde yüzde 57’si yapay zekânın daha uygun fiyatları bulmasına, yüzde 47’si kupon ve indirimleri tespit etmesine, yüzde 46’sı sahte yorumları ayıklamasına, yüzde 43’ü ise ürünleri daha hızlı karşılaştırmasına yardımcı olmasını bekliyor.

Katılımcılar yapay zekâ desteğiyle alışveriş yapmaya en fazla giyim ve ayakkabı, yemek siparişi ve market alışverişinde sıcak bakıyor. Bunları seyahat, elektronik ürünler ile telekom paketleri ve ek hizmetler takip ediyor.

Telekom sektörü de önemli bir potansiyel taşıyor. Katılımcıların %62’si bu kategoride bir yapay zekâ asistanının faydalı olacağını belirtirken, uygulama kullanımına ilişkin soruları yanıtlayanların yüzde 38’i önceki ay bir telekom operatörünün veya internet sağlayıcısının uygulamasını kullandığını belirtiyor.

Kullanıcıların yaklaşık yüzde 70’i böyle bir asistanı doğrudan operatörün uygulamasında ya da mevcut bir yapay zekâ platformuyla entegre çalışan hibrit bir modelde kullanmayı tercih ediyor. %49’u ise yapay zekânın mevcut hizmet paketlerine dâhil edilmesine daha fazla ilgi gösteriyor. Bu durum, telekom operatörlerinin yapay zekâ hizmetleri için güçlü birer dağıtım ortağı olabileceğini gösteriyor.

Katılımcılar en çok faturaları anlamak, olağandışı ücretleri fark etmek ve tarife ya da paketleri karşılaştırmak gibi nispeten basit kullanım alanlarına ilgi duyuyor.

Sonuçlar bir arada değerlendirildiğinde, yapay zekânın bu tür kararları kolaylaştırabileceği ve son onayı kullanıcıya bırakarak sonraki adımlarda destek sağlayabileceği görülüyor. Bu durumun, kullanıcıların operatörlerin dijital kanallarıyla etkileşimini de etkileyebileceği değerlendiriliyor.

Yerele uyarlama, sunulan değerin önemli bir parçası

Tüketiciler, Türkiye pazarına uyarlanmış yapay zekâ hizmetlerine de güçlü bir talep gösteriyor.

Katılımcıların yüzde 89’u Türkçe müşteri desteğinin yanı sıra Türkiye’ye özel fiyat ve kampanya bilgilerine erişimi önemli buluyor. Yüzde 88’i ise Türkçenin doğal ve doğru biçimde anlaşılmasına önem veriyor.

İlgi yalnızca dille de sınırlı kalmıyor. Katılımcıların yüzde 65,6 ile yaklaşık üçte ikisi yerel yapay zekâ hizmetlerini daha sık kullanmayı planladığını belirtirken, yüzde 44,6’sı yerel özellikler için ödeme yapmaya istekli olduğunu söylüyor.

Sonuçlar, yerelleştirmenin yalnızca dili anlamaktan ibaret olmadığını, tüketicilerin yerel pazarda karşılaştığı hizmetleri, fiyatları, regülasyonları ve günlük yaşam koşullarını da doğru anlamayı gerektirdiğini gösteriyor.

Tüketiciler, ne elde edecekleri net olan reklamlara daha açık

Araştırma, tüketicilerin yapay zekâ hizmetlerinde reklam veya ticari içerik bulunmasına kesin olarak karşı olmadığını da gösteriyor. Bu tür içeriklere ne ölçüde açık oldukları ise büyük ölçüde karşılığında ne elde ettiklerine bağlı.

Tüketicilerin reklamlara daha açık yaklaşmasını sağlayan en güçlü unsur ücretsiz erişim. Katılımcılarınyüzde 45’i, yapay zekâ hizmetlerine ücretsiz erişim sunulması durumunda reklamlara daha olumlu yaklaşacağını belirtiyor. Bunu yüzde %35 ile kupon ve indirimler, yüzde yüzde 33 ile daha düşük fiyatlar takip ediyor.

Elde edilen fayda daha az somut olduğunda reklamlara yönelik kabul belirgin biçimde azalıyor. Katılımcıların yüzde 22’si daha alakalı önerileri, yüzde 20’si yeni ürünleri keşfetmeyi, yine %20’si kişiselleştirilmiş teklifleri ve yüzde 18’i yerel kampanyaları anlamlı bir fayda olarak görüyor.

Şeffaflık da önemli bir unsur olarak görülüyor. Bir yapay zekâ önerisinin sponsorlu olduğu açıkça belirtilirse, katılımcıların yüzde 47’si bu öneriyi dikkate alma olasılığının değişmeyeceğini veya artacağını belirtiyor.

Anket, tüketicilerin önemli bir bölümünün özelliklere ücretsiz erişim karşılığında reklamlara, karşılıklı faydaya dayalı bir yaklaşım çerçevesinde olumlu baktığını gösteriyor. Sonuçlar, sponsorlu içeriklerin açıkça belirtilmesi ve kullanıcıların karşılığında somut bir fayda elde etmesi hâlinde, reklamların tüketicilerin yapay zekâ hizmetlerine yönelik kabulünü azaltmadan bu hizmetleri destekleyebileceği yeni bir modelin ortaya çıktığına işaret ediyor.

“Türkiye’de Yapay Zekâ Kullanımı, Beklentiler ve Yeni Nesil Asistan Fırsatları” araştırması, DORinsight tarafından Temmuz 2026’da Türkiye genelinde 1.015 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırmada yapay zekânın nasıl ve ne sıklıkla kullanıldığı, tüketicilerin bu teknolojiden beklentileri, alışveriş ve telekomünikasyon alanındaki kullanım biçimleri, yerel yapay zekâ çözümlerine bakış, reklamlara yönelik tutumlar ve yapay zekâ hizmetleri için ödeme yapma isteği incelendi.

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?