Doğal, etkili ve çevreye duyarlı güzellik ürünlerinin Fransa’daki öncüsü Groupe Rocher, araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) süreçlerini hızlandırmak ve çok daha etkili kozmetik ürünler geliştirebilmek için Dassault Systèmes’in bilim odaklı teknolojisinden güç alacak. Dassault Systèmes, aktif bileşenlerin ciltle nasıl etkileşime girdiğini simüle eden ve öngörebilen sanal ikizler geliştirecek.

Dassault Systèmes ve Fransa merkezli doğal kozmetik öncüsü Groupe Rocher, yeni bir iş birliğine imza attı. Bu kapsamda Groupe Rocher’in Ar-Ge kapasitesi, tüm sektörlerde başarısını kanıtlamış, bilim temelli ileri bir teknoloji olan sanal ikizlerle güçlenecek.
1959’da kurulan aile şirketi Groupe Rocher, Yves Rocher, Sabon, Arbonne ve Dr Pierre Ricaud gibi ikonik markalarıyla tanınıyor. Şirket doğal, etkili ve çevreye duyarlı güzellik ve wellness ürünleri geliştirme konusunda köklü bir mirasa sahip. Bünyesinde çalışan 200 uzman bilim insanı, bitkilerin tam potansiyelini her gün yeniden keşfediyor. Ekipler bitkilerin bileşimlerini ve mekanizmalarını analiz ediyor, yenilikçi özütleme (ekstraksiyon) süreçleri tasarlıyor. Benzersiz aktif bileşenler sayesinde yepyeni kozmetik formülleri ortaya çıkarıyor.
Günümüzde doğru formüle ulaşmak için ortalama 30 laboratuvar testi gerekiyor. Groupe Rocher, Dassault Systèmes ile yaptığı bu iş birliği sayesinde söz konusu süreci hızlandırmayı ve verimliliği artırmayı hedefliyor. Bu yeni teknolojik yaklaşım; üretken yapay zekâyı, kimyasal modellemeyi ve simülasyonu, şirketin bitkisel aktif bileşenler alanındaki uzmanlığıyla harmanlıyor. Bilim ekiplerine uzmanlıklarını tamamlayacak tahmine dayalı bir çerçeve sunan bu sistem, onlara değerli bir zaman kazandırıyor. Böylece ekiplerin çalışma verimliliği optimize edilirken performansları da artıyor.
Groupe Rocher Bilimsel Direktörü Véronique Schwartz-Boishu, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:
“İnovasyon stratejimiz titiz ve zorlu bir bilimsel yaklaşıma dayanıyor. Bu sayede müşterilerimize etkinliği, doğal içerikleri ve sürdürülebilirliği bir arada barındıran ürünler sunabiliyoruz. Dassault Systèmes’in sanal ikizler ve yapay zekâ alanındaki kanıtlanmış uzmanlığı, aktif bileşenlerimizin performansını daha iyi öngörmemizi sağlayacak. Böylece giderek daha etkili ve doğal formülleri, çok daha kısa sürede geliştirebileceğiz.”
Dassault Systèmes’in sözleşmeli araştırma ekibi, 3DEXPERIENCE platformundaki “Hizmet Olarak Sanal İkiz” (Virtual Twin as a Service) çözümü kapsamında, cildi ve Groupe Rocher’e özel aktif bileşenleri modelleyecek. Groupe Rocher, sanal ikizler sayesinde bu etkileşimlerden elde edilen verileri analiz edebilecek ve cilt emilimini (penetrasyonunu) test edebilecek. Ayrıca, geliştirme sürecinin çok daha erken bir aşamasında, yüksek bilimsel doğrulukla formüllerin etkinliğini simüle edip güçlendirebilecek. Bu ileri teknolojik yetenekler, şirketin Ar-Ge performansını, çevikliğini ve uzmanlığını daha da artıracak. Deneme sayısını yüzde 20 oranında azaltarak formül geliştirme sürelerini kısaltacak ve ürünlerin pazara çıkışını hızlandıracak.
Dassault Systèmes Strateji, Endüstri, Pazarlama ve Dönüşümden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Elisa Prisner ise şunları söyledi:
“Rekabet, daralan kâr marjları ve bilinçli tüketiciler, güzellik ve kişisel bakım şirketlerini sadece daha hızlı değil, aynı zamanda daha akıllıca inovasyon yapmaya zorluyor. Bilime dayalı ve yapay zekâ destekli sanal ikizlerimiz sayesinde Groupe Rocher, güvenli bir bulut ortamında formülleri çok daha büyük bir güvenle simüle edebilecek, öngörebilecek ve optimize edebilecek. Ayrıca bitki bilimi temellerine dayanan, ölçeklenebilir bir inovasyon motoru inşa edebilecek.”
Dassault Systèmes ve Groupe Rocher arasındaki iş birliği ilk aşamada “Buz Bitkisi” (Ice Plant) üzerine yoğunlaşacak, zamanla diğer aktif bileşenleri de kapsayacak şekilde genişleyecek. Aşırı zorlu koşullara uyum sağlama yeteneğiyle bilinen Buz Bitkisi’nin bu özellikleri, Yves Rocher’in yaşlanma karşıtı cilt bakım serisi “Lift Pro Collagène”in geliştirilmesinde halihazırda ilham kaynağı olmuştu.



