2026’da Kamu Sektöründe Yapay Zekâ

Kamu ve teknolojide kritik bir yıl: SAS uzmanları belirsizliği masaya yatırıyor.

Kamu sektörüne yönelik öngörüler söz konusu olduğunda, 2025 yılında hem kamu yönetiminde hem de yapay zekâ alanında yaşanan sarsıcı gelişmeler Nostradamus’u bile zorlayacak nitelikteydi. Buna rağmen, belirsizliklerle şekillenen 2025 yılına karşın SAS uzmanlarının önemli bir bölümü, kamu sektöründe yapay zekânın evrimini doğru biçimde öngörmeyi başardı. Peki 2026 tahminleri de aynı ölçüde isabetli mi olacak, yoksa karşı karşıya olduğumuz bilinmezler önümüzdeki yılı öngörülemez mi kılacak?

2026’nın ilk çeyreğini yarılamışken, kamu sektöründe yapay zekâ yatırımlarının arttığı; ancak güvenilir yapay zekâ çalışmalarının aynı hızda ilerlemediği görülüyor. SAS tarafından yayınlanan IDC Veri ve Yapay Zekâ Etki: Güvenin Şartı raporu da bu tabloyu doğruluyor. Kamu kurumları, üretken yapay zekâyı diğer sektörlerle eşit hatta daha yoğun kullanıyor; geleneksel ve ajan tabanlı yapay zekâ uygulamalarında ise öncü konumda yer alıyor. Buna karşın, güvenilir yapay zekâya yönelik altyapı ve yazılım yatırımları özel sektörün gerisinde kalıyor.

Peki bu durum 2026 için ne anlama geliyor? Kamu kurumları, yapay zekâ inovasyonunu güvenilirlik odağıyla dengeleyebilecek mi? Parçalı ve tutarsız bir regülasyon ortamında kamu kurumları, yapay zekâ kullanımını yönlendirecek daha güçlü yönetişim modellerini benimseyecek mi? Bu yatırımlar vaat edilen verimlilik ve üretkenlik artışını gerçekten sağlayacak mı, yoksa daha temkinli ve pragmatik bir benimseme süreci mi göreceğiz?

Küresel veri ve yapay zekâ lideri SAS’ın kamu sektörü uzmanları, tüm bu çalkantılı dönüşüm ortamında 2026’da bizleri nelerin beklediğini öngörüyor.

Türkiye’de kamu kurumlarının yapay zekâ yatırımları hızlanıyor. Ancak gerçek farkı yaratan unsur teknolojinin kendisi değil; güvenilirlik, güçlü veri yönetişimi ve insan yetkinliğiyle kurulan denge oluyor. 2026 yılı kamu için “daha fazla yapay zekâ” değil, “daha sorumlu, şeffaf ve ölçülebilir yapay zekâ” yılı olacak. Başarı; uzun ve karmaşık dönüşüm projelerinden ziyade, kamu çalışanlarını güçlendiren, inovasyonu teşvik eden ve kurumsal hafızayı koruyan ölçeklenebilir analitik platformlarla mümkün olacak. Gerçek dönüşüm ise veriyi yalnızca yöneten değil, ondan ülke için stratejik değer üreten bir kamu anlayışıyla gerçekleşecek. Doğru yönetişim ve etkin kullanım sayesinde veri; ekonomik kalkınmayı hızlandıran, sosyal politikaları daha isabetli kılan ve vatandaş deneyimini dönüştüren stratejik bir güce dönüşür. Değer yaratan kamu, veriyi anlamlandırarak yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermez; aynı zamanda ülkenin geleceğini daha sağlam temeller üzerine inşa eder. 2026, kamuda veriden değer üretme vizyonunun somut çıktılara dönüştüğü yıl olacak.

SAS Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü  Rasim Eğri, konu hakkında şunları söyledi:
“Pahalı danışmanlık projelerinin yerini teknolojiyle güçlenen kamu çalışanları alıyor. Kamu kurumları, yoğun danışmanlık gerektiren, özelleştirilmiş ve büyük ölçekli teknoloji yatırımlarına daha az kaynak ayırmak istiyor. Odak noktası; analiz ve iş akışlarını hızlandırarak kamu çalışanlarının daha az kaynakla daha fazlasını yapabilmesini sağlayan teknolojiler olacak. Sektörel uzmanlık, sürtünmesiz teknoloji ve çalışan yetkinliklerinin bir araya gelmesi kritik önem taşıyacak.”

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?