Türkiye’deki Kuruluşlar, Gelecekteki İşlere Daha İyi Nasıl Hazırlanabilirler?

Dünyanın dört bir yanındaki şirketler, yeni iş birimleri ve yeni gelir olanaklarını geliştirmek ve teknolojik değişimlere karşı rekabetçi yönlerini daha da artırmak amacıyla dijital dönüşüm (DX) stratejilerine öncelik veriyorlar.

Her ne kadar yenilikçi teknolojiler hem bu dönüşümün gerçekleşmesini sağlayan hem de önemli sonuçlarından biri olsalar da liderler, herhangi bir DX stratejisinin ana odak noktasının insan olması gerektiğini unutmamalı. Türkiye’de işletmelerin dönüşümü çok hızlı bir şekilde gerçekleşiyor ve bu da istihdam modellerini ve işverenlerle işçiler arasındaki ilişkileri değiştiriyor.

“İnovasyon” terimi genelde dijital dönüşümle ilgili tartışmalarda en sık kullanılan kelime. Pazarın yapısı, iş modelleri ve çalışma şekilleri yeni ve gelişmekte olan teknolojilerle değişime uğrarken kuruluşlar da buna paralel olarak çalışanlarına yönelik yaklaşımlarını gittikçe daha fazla değiştirecek. Geleceğin iş dünyası, çeviklik ve uyum yeteneği talep edecek ve inovasyon alanında mükemmelliğe erişen şirketler de rekabetçi avantaja sahip olacak. Ve bu da bizi tekrar çalışanlara getiriyor, çünkü inovasyonu sağlamanın en iyi yolu, konuyla en ilgili becerilere sahip kişileri cezbetmek ve elde tutmaktır.

Türkiye’deki kuruluşlar için iş dünyasında teoride ve pratikte yaşanacak değişimleri geniş bir ölçekte anlayabilmek faydalı olacaktır. Örneğin, önümüzdeki yıllarda çalışma kültürünün birden çok alanda beceriye sahip çalışanların lehine gelişmesi beklenmektedir. Her ne kadar bu durum günümüzün çalışma ortamı için de geçerli olsa da gelecekte birden fazla alanda uzmanlık seviyesine sahip olmak çok daha önemli olacaktır.

İnsan kaynaklarını doğru bir şekilde analiz edebilen ve çalışanlarının gelişimini işletmenin hedeflerine paralel olarak yönlendirebilen kuruluşlar, rekabette birkaç adım önde olacaklar. İK’nın kullandığı teknolojiler ise iş süreçlerini daha ayrıntılı olarak analiz etmek ve otomatik hale gelecek iş yüklerini veya görevleri daha verimli bir şekilde yerine getirebilmek için teknolojinin çalışanları destekleyebildiği iş yüklerini tanımlamak için daha çok kullanılacak. İnsan kaynakları yönetimi çözümleri de bu bağlamda yapay zeka (AI), arttırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik (AR/VR) ve Nesnelerin İnterneti (IoT) gibi insan kaynaklarının tahsisinde, eğitimde ve öğretimde ve nihayetinde de çalışan memnuniyetinde hayati bir role sahip olacak olan inovasyon hızlandırıcılarından faydalanacak.

Türkiye’de finans sektörü “işin geleceği” dönüşümüne liderlik eden bir sektör. Bazı bankalar çalışma kültürleri için dijital dönüşüm stratejilerini çoktan hazırlamış durumda: Bir yandan çalışanları yeni ve gelecekteki yenilikçi teknolojilere dair eğitim almaya teşvik ederken bir diğer yandan da potansiyel büyüme alanlarını ve yeni teknolojilerin insan kaynaklarını bu alanlarda nasıl konumlandıracağını hesaba katarak kariyer yol haritalarını da hazırlıyorlar. Bazı kuruluşlarsa projeye göre profesyonel kişileri işe alarak yetenek eksikliklerini doldurmayı planlarken başkaları ise yenilikçi teknolojilere odaklanan ve yeni kurulmuş, finans teknolojisi alanında faaliyet gösteren şirketlerde çalışan kişileri elde etmenin yollarını arıyor.

Tüm bunlar yaşanmakta olan trendin çok açık olduğunu gösteriyor: Türkiye’de insan kaynakları yönetimi çözümlerine yapılan yatırımlar son üç yılda önemli ölçüde hızlanmış durumda. Yasal nedenlerden ötürü hassas müşteri verileriyle iş yapan kurumlar insan kaynakları bulut hizmetlerinin gücünün farkına varan ilk iş alanlarından biri. Kolay kurulumu ve hızlı şekilde uygulamaya konulmasının yanısıra talebe göre yeni modüllerin de eklenebiliyor olması gibi faktörler sayesinde bulut tabanlı HCM çözümleri, İK yatırımlarının önemli bir hedefi olmaya devam ediyor. Şirketler çalışma kültürlerinde yenilikler yapmanın yollarını aramaya devam ettikçe ve işin geleceğine doğru hızla yol aldıkça insan kaynaklarının dijital teknolojilerin benimsenmesi sürecinde ön planda olmaya devam etmesini beklemek çok normal.

Etiketler: , , , ,

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?