Huawei ile Türkiye’nin Geleceği İçin 10 Tohum Daha Filiz Verdi

Huawei’nin sosyal sorumluluk projesi Geleceğin Tohumları (Seeds for the Future) kapanış töreni 9 Kasım’da gerçekleştirildi. Program kapsamında Çin’i ziyaret eden 10 genç, ülkenin kültürünü ve Huawei’nin teknoloji vizyonunu yakından görme şansı yakaladı.

“Seed for the Future”, Türkçe adıyla “Geleceğin Tohumları”. Telekomünikasyon altyapılarından mobil cihazlara kadar hemen her alanda dünyayı saran Çin mucizesi Huawei’nin en çok önem verdiği sosyal sorumluluk projelerinden biri. Her yıl dünyanın dört bir köşesindeki üniversitelerden seçilen öğrencileri Çin’de ağırlayıp hem hem kültürlerini, hem teknolojilerini yakından tanımalarına yardımcı oluyorlar. Genç nüfusa farklı bir kültürel bakış açısı kazandırmak, gençlerin kariyer hedeflerine katkı sağlamak, bilişim alanında nitelikli insan kaynakları profili oluşturulmasına destek olmak ve Huawei marka elçileri yaratmak için bu işi yapıyorlar.

İlk kez 2008 yılında hayata geçen program, bugüne dek 100’ün bölgeden 30 binden fazla öğrenciyi Çin’de konuk etmiş. Programın ilk kısmında öğrenciler Çin Seddi, Yasak Şehir, Tiananmen Meydanı gibi Çin kültürünün önemli tarihi noktalarına ziyaretler gerçekleştirirken, ikinci kısmında Huawei’nin Shenzhen’deki genel merkezinde uluslararası iş kültürünü, değerlerini, çözümleri ve uçtan uca ürün gamını yerinde inceleme fırsatı buluyorlar. Program Türkiye’de 2015 yılında uygulanmaya başlanmış ve bugüne dek Türkiye’den 35 öğrenci bu programdan faydalanma fırsatı bulmuş.

Geleceğin Tohumları 2018 yılı kapanış töreni, bu yıl 9 Kasım’da Ankara’da Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Kapanış törenine Milli Eğitim Bakanı Danışmanı Doç. Dr. Mustafa Hilmi Çolakoğlu, BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Çin Ankara Büyükelçisi Kültür Müsteşarı Shi Ruillin, Huawei Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Jeffrey Zhang ve programda yer alan öğrenciler katıldı.

Cem Seymen: “Parayı Akılla Kazanıyoruz, Akıl da Gençlerde”

Huawei, bu yıl Türkiye’den programa katılacak öğrencileri belirlerken önceki yıllara göre farklı bir yol izlemiş. Daha önce belirlenen üniversitelerdeki akademik personelin katılacak öğrencilere karar vermesiyle katılımcılar belirleniyordu. Bu yıl ise Huawei Geleceğin Tohumları projesi için bir mikrosite açarak başvuruları oradan toplama yoluna gitmiş. Öğrencilere hayallerinin ne olduğunu sormuşlar, bu programa neden katılmak istediklerini dinlemişler. Tam 3 bin 570 kişi programa katılım için başvurmuş. Bunlardan 23’ü seçilerek Instagram üzerinden canlı bağlantıyla mülakata alınmış. Kimle? CNN Türk Editörü, gazeteci ve televizyon programcısı Cem Seymen ile.

Cem Seymen ve Levent Daşkıran

Cem Seymen, aynı zamanda kapanış töreninin sunuculuğunu üstlenen isimdi. Sosyal medya üzerinden mülakat sistemini ilk kez hayata geçirdiklerinden, bu sırada gençlerle yaşadığı deneyimden bahsetti. Bu sırada pek çok öğrenciyle konuşmuş, hayallerini dinlemiş, heyecanlarına ortak olmuş.

“Günümüzde parayı kas gücüyle değil akılla kazanıyoruz, akıl da gençlerde” diyerek söze başladı Seymen. “Oysa bizim eğitim sistemi müfredatımızda gençlerin kendini ifade edebilmesi için koyulmuş bir ders yok.”

Öyle görünüyor ki kendisi de mülakatlarda yer yer bunun eksikliğini hissetmiş. “Genel olarak şöyle bir gözlemim var, gençler çok iyi bir projeye sahip olsa bile bunu anlatmakta yetersiz kalıyor” dedi Seymen. “Burada önemli bir eksikliğimiz var. Gençlerin iletişim becerilerini ve yeteneklerini geliştirmemiz lazım. Biz gençlerin yapmak istediklerini, planlarını, geleceğe dair projelerini kısıtlı bir zamanda en iyi şekilde anlatmalarını bekledik. Bu açıdan sosyal medyada ilk kez gençlerin kendini özgür bir platformda canlı olarak ifade etmesini çok önemli buldum. Seçtiğimiz 10 genç bunu çok iyi başardı.”

Seymen, başarılı olmak isteyen gençler için tavsiyelerini de sıralamaktan geri durmadı: “Gençlerin bir hikayesi olmalı. Bu hikayeyi oluşturduktan sonra bunu anlatacak cesareti ve sabrı olmalı. Gençlerde en çok eksikliğini gördüğüm şey sabır. Kısa yoldan başarıya ulaşmaya çalışıyorlar, hemen sonuç almak istiyorlar. Dijital çağda her şeyi hemen tüketip hayatımıza katmak istiyoruz. Oysa hayat böyle bir şey değil. Milyonlarca yıllık evrimin sonucu olarak buradayız. Sabır çok önemli.”

Bilge Yücel: “Programa Katıldıktan Sonra Geleceğe Bakışım Değişti”

Peki katılanlar ne düşünüyor? Süreç onlar için nasıl geçti, bu deneyim üzerilerinde ne gibi izler bıraktı? Bunları da Geleceğin Tohumları 2018 yılı katılımcılarından olan ve öğrenci temsilciliğini üstlenen Bilge Yücel aktardı. “Program daha başlamadan önce heyecanlanmıştık, çünkü bize çok büyük şeyler vaat ediyordu” diyerek söze başladı Yücel. “Seçmelerde uzun bir mülakat döneminden geçtik. Insagram üzerinden mülakat farklı bir deneyimdi. Mülakatın kendi heyecanı bir yana, böyle ilk kez uygulanan bir mülakat sisteminde yer almak bizi daha da heyecanlandırdı.”

Geleceğin Tohumları 2018 Dönemi Öğrenci Temsilcisi Bilge Yücel

Yücel’in programa katıldıktan sonra gördükleri kendisini daha da etkilemiş. Devam etti: “Programa başladığımda çok daha fazlasını öğrendim. Yaşadığımız deneyim sadece Çin’e gidip gezip gelmekten ibaret değildi. Oranın kültürünü çok daha yakından tanıma imkanı bulduk. Bizim gittiğimiz zamanda Bangladeş’ten, Kamerun’dan ve Çad’dan 10’ar mühendis de vardı. Toplam 40 kişiydik. Farklı ülkelerden farklı insanlarla tanışma fırsatı bulduk. Bu benim için vizyon açıcı bir deneyimdi.”

Programa katılan herkesin birer sosyal mühendis olduğuna da vurgu yapan Yücel, buna şöyle açıklık getirdi: “Sadece teknik bilgiye sahip olan ve onu uygulayan değil, bunu sosyal anlamda etki bırakacak şekilde hayata geçirebilme becerisine sahip bir ekip olarak oradaydık. Böyle bir grubun parçası olmaktan çok mutluyum.”

Yücel, Geleceğin Tohumları programıyla Çin’e gidip geldikten sonra hayatında nelerin değiştiğini de şöyle özetledi: “Oraya gitmeden önce kariyer planlarım vardı, hayallerim vardı, geleceğim hakkında fikirlerim vardı. Ama gidip geldikten, farklı bir ülke gördükten sonra şu an daha geniş düşünüyorum. Kendime daha fazla güveniyorum. Daha farklı fikirler tanıyorum, daha farklı görüşlerim var, bunları hayata uygulayabileceğimi biliyorum.”

Jeffrey Zhang: “Eğitim Odaklı Gelişime Katkı Sağlamayı Hedefliyoruz”

Huawei Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Jeffrey Zhang da yaptıkları organizasyon değişikliğinin Geleceğin Tohumları programına olan ilgiyi artırdığına değindi. “Bu yıl katılım için izlediğimiz yeni yöntem çok daha fazla öğrenciye ulaşmamızı ve farkındalık yaratmamızı sağladı” dedi Zhang. “Ayrıca bu yıl programın ilk duyurusundan kapanış törenine kadar yaptığımız planlamanın programın amacına ve ruhuna daha uygun olduğunu gördük. Önümüzdeki yıllarda da Türkiye’den 10-15 öğrenciyi Geleceğin Tohumları programına dahil etmeyi hedefliyoruz.”

Huawei Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Jeffrey Zhang

Zhang, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye son dönemde eğitime yaptığı yatırımlarla son derece önemli bir yükselme ivmesi yakaladı. Bizler de Huawei olarak kurumsal vatandaşlık bilinciyle bu süreçte Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz önemli yatırımlarla bu başarıya destek olmayı hedefliyoruz. Hayata geçirdiğimiz sosyal sorumluluk projeleriyle de iki ülkenin eğitim ve kültür alanındaki değerlerini en iyi şekilde yansıtmayı ve eğitim odaklı gelişime katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu kapsamda büyük önem verdiğimiz Geleceğin Tohumları projesiyle, geleceğin mühendislerinin, elektronik ve iletişim uzmanlarının tüm ülkelerde daha fazla ve kalifiye bir şekilde yetişmesini öncelikli planlarımız arasında görüyoruz. Bu projenin Türkiye’den de katılım almasına katkı sağlayan başta Milli Eğitim Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, ilgili üniversiteler olmak üzere, destek veren herkese şahsım ve kurumum adına teşekkür ediyorum” dedi.

Programa katılım için üç temel şart olduğuna değinen Zhang, bunları şöyle sıraladı: “İlk olarak öğrenciler bilim ve teknoloji disiplininde eğitim almalılar. İkincisi iyi iletişim kurabilmeli, kendilerini iyi ifade edebilmeli ve iyi derece İngilizce bilgisine sahip olmalılar. Üçüncüsü Huawei’nin kültürüne ve değerlerine yakın olmalılar.”

Yeni Program Mart 2019’da Başlıyor

Geleceğin Tohumları programının duyurusu her yıl Mart ayı civarında gerçekleştiriliyor ve başvuru süreci Ağustos-Eylül aylarında sonuçlanıyor. Siz de gerekli koşullara sahipseniz ve Huawei’nin Türkiye-Çin arasında kurduğu bu bilim ve kültür alışverişinin parçası olmak isterseniz, önümüzdeki yıl başvurarak kendi şansınızı yaratabilirsiniz.

Bu yıl neler olup bittiğinin bir özeti için Geleceğin Tohumları web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Törenden Kısa Kısa…

Törene katılan diğer yetkililer de programdan duydukları memnuniyeti dile getirdiler.

  • Milli Eğitim Bakanı Danışmanı Doç. Dr. Mustafa Hilmi Çolakoğlu, insan kaynağını geleceğe hazırlamanın ve geleceği şekillendirecek insanlar yetişme görevinin bakanlık olarak görevleri olduğunu söyledi. Çolakoğlu, Çin’in hem kültürel, hem ekonomik hem de teknolojik boyutunu gençlerle tanıştıran Huawei’nin projesinden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.
  • Çin Ankara Büyükelçisi ve Kültür Müsteşarı Shi Ruillin, Çin ve Türkiye’nin tarihi geçmişe sahip iki ülke olduğuna dikkat çekti. Ruillin, projenin amacının Türk-Çin dostluğunu gelecek kuşaklara aktarmak ve ikili çalışmaları teşvik etmek olduğunu söylerken, iş birliğinin devamı çağrısında bulundu.
  • Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Türkiye’de iletişim sektörüne önemli katkılar sunan Huawei’nin düzenlediği bu programın gençler için önemine ve gençlerin bu tür programlarla kültür ve teknolojiyi yerinde tecrübe etmesinin ciddi bir ayrıcalık olduğuna vurgu yaptı. Karagözoğlu, projenin Türkiye bilişim endüstrisinin gelişimine katkı sağladığının ve dijital uçurumun kapanması adına önemli olduğunun da altını çizdi.

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?