Jason Statham’ın Yumrukları Üzerinden Bir Büyük Veri Egzersizi

Büyük veri adı verilen, herhangi bir düzene veya mantığa sığdıramadığınız, tabloya dizemediğiniz veri yığını doğru açıdan baktığınızda hiç ummadığınız sonuçlar ortaya koyabiliyor. Bunun en ilginç örneklerinden biri geçenlerde karşıma çıktı.

Matt Haughey adlı bir meraklı, nereden aklına geldiyse Jason Statham‘ın oynadığı filmlerde oyuncunun attığı ilk yumruğun filmin kaçıncı dakikasına denk geldiğini saymaya karar vermiş. Yapılı vücudu ve hareketli mizacıyla Hızlı ve Öfkeli, Cehennem Melekleri, Taşıyıcı gibi filmlerinde attığı dayaklardan tanıdığımız Statham’ın en önemli özelliklerinden biri eninde sonunda zıvanadan çıkıp birilerini pataklaması.

büyük veri

Geliyor gönlümün efendisi…

Haughey de üşenmemiş, Statham’ın hangi filminde ilk yumruk kaçıncı dakikada çıkıyor tek tek işaretlemiş. Bir şartla: Yumruk öfkeli ve sert olacak. Öyle havada dostça yumruk tokuşturmak veya omzu yumrukla ittirmek yumruktan sayılmıyor. Sonra bunları bir tablo olarak dizmiş ve şu sonuca varmış:

Film Adı
Yıl
TTSP
Yumruk Kime?
Mechanic: Resurrection 2016 4:56 Deniz kenarı serserileri
Spy 2015 1:02:11 Gazino serserileri
Furious 7 2015 12:15 The Rock (nasıl??)
Expendables 3 2014 14:55 ekran dışı serserisi
Expendables 2 2012 1:05:56 bıçaklı serseri
Blitz 2011 1:43 sokak serserisi 
Killer Elite 2011 14:12 gardiyan
Crank 2 High Voltage 2009 4:59 kötü huylu doktor 
Transporter 3 2008 12:15 kiralık serseriler 
Crank 2006 43:18 kötü adamın yancıları 
Transporter 2 2005 2:44 garaj serserisi
The Transporter 2002 22:54 motosikletli polis
Snatch 2000 Yumruk yok! (haydaa…)
Lock, Stock, & Two Smoking Barrels 1998 1:08:05 trafik polisi

Tablonun adının TTSP (Time to Statham Puch) olması ayrı bir enfes. En ilginci ise Haughey’in Statham’ın yumruklarının zamanlamasıyla filmin ABD açılış gişe performansı arasında bir ilişki olduğunu keşfetmesi. Yumruk ne kadar geç çıkarsa filmin açılış gişesi o kadar iyi oluyor. Hiç aklınıza gelir miydi?

Matt Haughey’in sitesini bu adreste bulabilirsiniz. Gördüğünüz üzere birbiriyle hiç alakası yokmuş gibi duran veriler, bir anda geleceğe ışık tutan anlamlı ipuçlarına dönüşebiliyor.

Acaba sizin verilerinizin derinliklerinde neler gizli, hiç düşündünüz mü?

Sizin de bu konuda söyleyecekleriniz mi var?